KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17165 E., 2013/15293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2011 tarih ve 2008/356-2011/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ''MODA life'' ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markası ile ayırtedilemeyecek kadar benzer "MODÜ life" ibareli markayı haksız ve kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, faaliyetlerini müvekkilinin merkez ve şubelerinin bulunduğu bölgede yoğunlaştıran davalının müvekkilinin şubesi gibi hareket ettiğini ve markasını şekil itibariyle müvekkili markasına benzetmek suretiyle kullandığını belirterek 2002/04981 nolu davalı markasının hükümsüzlüğüne, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının anlam, şekil ve renk yönünden birbiriyle karıştırılmasının mümkün olmadığını, ''MODA'' kelimesinin marka olarak tescilinin 556 sayılı KHK m. 7/1-c kapsamında hukuka aykırı olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının müvekkil şirket markasını bilmesine rağmen uzun süre sessiz kaldığını ve bu yüzden davacının dava açmasının MK m. 2’ye aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK m. 7/1-b anlamında benzer olmamakla beraber, KHK m. 8/1-b anlamında benzer olduğu, davalının markasının tescil listesinde yer alan ürünlerin bir kısmının davacının tescil listesinde yer alan mallarla aynı/benzer bulunduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17165, K. 2013/15293, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama