KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17171 E., 2013/16532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.06.2012 gün ve 2010/277-2012/189 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: 1- Davalı vekilince verilen temyiz dilekçesi yazı işleri müdürüne havale ettirilerek temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.5.1985 gün ve 1984/5 esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.
Anılan davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili, HUMK'nın 437/1. maddesi gereğince süresi içinde temyiz isteminde bulunmamış olup davalı vekilinin temyizi üzerine HUMK'nın 433. maddesinde öngörülen sürede verdiği dilekçesi ile harcını da yatırarak yaptığı temyizin katılma yolu ile temyiz olarak kabulü halinde dahi bu temyiz isteminin kabulü, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüne bağlıdır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı vekilinin temyiz istemi, usulüne uygun bulunmadığından reddedilmiş olup, böyle bir temyize katılma yolu ile temyiz de mümkün değildir. Bu itibarla, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemin de reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17171, K. 2013/16532, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama