KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17269 E., 2013/16870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2012 tarih ve 2012/161-2012/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde hesabı bulunduğunu, müvekkilinin tüm hesaplarının davalı bankanın ...şubesinde toplandığını, 24/09/2010 tarihinde müvekkili şirketin vermiş olduğu bir eft talimatının hesapta yeteri kadar bakiye para bulunmadığı için yerine getirilmediğini banka yetkilisinin telefonu üzerine öğrendiklerini, oysa bankada yeteri kadar bakiye bulunduğunun müvekkil şirketçe bildirildiğini,
bunun üzerine yapılan araştırmada müvekkili şirketin muhasebe görevlisi...in müvekkili şirketin yetkilisi Hüseyin Koloğlu'nun imzasını taşıyan bir talimatla aynı tarihte 27.000,00.-TL nakit olarak çekildiğinin tespit edildiğini, ancak müvekkilinin bu yönde bir talimatı olmadığını,yapılan araştırma sonucunda...in söz konusu parayı kendisinin çektiğini itiraf ettiğini ve şube müdürünün kamera kayıtlarından da bu paranın çekildiğinin belirlendiğini, yapılan araştırmada bu şekildeki müvekkili şirketin talimatı olmaksızın çekilen paraların sadece söz konusu 27.000,00.-TL ile sınırlı olmadığının belirlendiğini,
bunun üzerine ...hakkında İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2011/85 E sayılı ceza davasının açıldığını, ayrıca banka teftiş kurulundan verilen talimatla yapılan soruşturma sonucunda da bu yolsuz işlemin tüm ayrıntılarıyla incelenip tespit edildiğini ve dava dışı...in bu şekilde sahte imza ile yaptığı işlemler sonucu müvekkili şirket zararının 165.100,00.-TL olduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirketin bankaya Karşıyaka 5. Noterliği'nin 15/10/2010 tarih 26788 nolu ihtarnamesi ile belirtilen zararın ödenmesi için süre verildiğini, davalı bankanın bu zararı ödemediğini, ileri sürerek,
söz konusu 165.100,00.-TL'nin 01/11/2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen kök-ek bilirkişi raporlarına göre, davacı bankanın meydana gelen 165.100,00.-TL'lik zararın %70'ini oluşturan 115.500,00.-TL'lik zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 115.500,00.-TL'nin 01/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı (avans) ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı davacı şirket eski çalışanının yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankadan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket eski muhasebe şefi ...üzerinde denetim ve gözetim görevini gereği gibi yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı bankanın %70 kusurlu olduğu mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, toplanan deliller olayın meydana geliş biçimi itibariyle davacı ve davalının eşit kusurlu oldukları gözetilmeksizin, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17269, K. 2013/16870, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama