KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17281 E., 2013/16189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/04/2012 tarih ve 2011/1038-2012/580 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 31.nci maddesi kapsamında münhasıran aracılık faaliyetinde bulunmak üzere SPK tarafından yetkilendirilmiş bir aracı kurum olup, menkul kıymetler tanzim fonunda muhafaza edilmek üzere SPK'nın talepleri doğrultusunda Turkish Bank A.Ş. Merkez Şubesi ve...Şubesince düzenlenmiş.
07/05/1990 tarih ve 1463-2935 sayılı 500.000.000 TL (500,00 TL) bedelli, 16/06/1995 tarih ve 3352/1818-00194 sayılı 500.000.000 TL (500,00 TL) bedelli, 10/09/1999 tarih ve 4977-1841/953 sayılı 800.000.000 TL (800,00 TL) bedelli, üç adet teminat mektubunu T.C.
Merkez Bankası'na teslim ettiğini ancak 23/05/2000 tarihinde kabul edilip 26/05/2000 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 4568 Sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine ilişkin Kanun'nun 5/h maddesi ile Menkul Kıymetler Tanzim Fonu'nun kaldırıldığını, anılan Kanun'un 6. maddesine göre yürürlükten kaldırılan tüm fonların gelirleri ve nakit bakiyelerinin doğrudan bütçeye gelir kaydedilmesine ve demirbaşların da bağlı oldukları Bakanlıklara devrine karar verildiğini,
söz konusu Kanun'da aracı kurumlar tarafından SPK adına emaneten fonda muhafaza edilen teminat mektuplarına yönelik bir düzenleme bulunmadığı gibi yaptıkları tüm başvurulara rağmen teminat mektuplarının iade edilmediğini, konusuz kaldığı halde bir türlü iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle 10 yılı aşkın bir süredir gereksiz bir şekilde ilgili bankaya komisyon ödemek zorunda kaldıklarını ve bu nedenle müvekkili kurumun mağdur olduğunu belirterek,
müvekkili tarafından tasfiye edilen Menkul Kıymetler Tanzim Fonu'na muhafaza edilmek üzere verilmiş Turkish Bank'a ait toplam 1.800,00 TL'lik üç adet teminat mektubunun müvekkili şirkete iadesine, mümkün olmadığı takdirde anılan teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, kurul aleyhine açılacak davaların adli yargıda değil, idari yargıda ve yasal süre içinde açılması gerektiğini, ayrıca işbu davada kurullarının taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davaya konu teminat mektupları kurullarının nezdinde bulunmadığı gibi anılan mektupların iadesi hususu kurullarının yetkisinde de bulunmadığından kurul tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını, davacı tarafın ilgili mevzuat hükmünü yanlış yorumladığını belirterek, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulüne, kabul edilmediği takdirde haksız olan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, 4568 Sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine İlişkin Kanun'un 6. maddesi uyarınca fonların tasfiyesine ilişkin her türlü yetki Bakanlığa ait olup, davalı SPK'nın bu konuda tek başına hareket etme hak ve yetkisi olmadığından davacının teminat mektuplarının iadesine ilişkin talebinin reddine, Menkul Kıymetler Tanzim Fonu'nun yasal düzenleme ile ortadan kaldırılmış olması ve davacının teminat mektuplarının da bunun doğal sonucu olarak hükümsüz kaldığı anlaşıldığından Turkish Bank A.Ş.
Merkez Şubesi ve...Şubesince düzenlenmiş, 07/05/1990 tarih ve 1463-2935 sayılı 500.000.000 TL (500,00 TL) bedelli, 16/06/1995 tarih ve 3352/1818-00194 sayılı 500.000.000 TL (500,00 TL) bedelli, 10/09/1999 tarih ve 4977-1841/953 sayılı 800.000.000 TL (800,00 TL) bedelli, üç adet teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili davasını terditli olarak açtığına ve taleplerinden biri kabul edilerek dava konusu teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verildiğine göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17281, K. 2013/16189, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama