KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17392 E., 2013/15644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2012 tarih ve 2011/610-2012/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin yapımı üstlendiği inşaatın davalı şirkete inşaat bütün riskler poliçesi ile 09.02.2011 tarihinde sigortalandığını, 16.06.2011 tarihinde yapılan malzeme sayımında betonarme imalatında kullanılan 5 adet playwood kalıp malzemesinin eksik olduğunun tespit edildiğini, davalıya müracaat edilmiş ise de çalınan malzemenin sigorta özel şartları uyarınca kilit altında bulundurulmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, oysa inşaatın sürekli bekçiler ile korunduğunu, malzemenin çok ağır ve vinç olmaksızın yerinden oynatılamadığını, müvekkilinin özen ve koruma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ileri sürerek,
1.000 TL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 11.07.2012 tarihinde talebini ıslah ederek 5.649,71 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, sigorta poliçesinin müvekkili şirket kayıtlarında bulunmadığını, poliçeden 13.10.2011 tarihinde haberdar olunduğunu, prim tahsilatının yapılmadığını, poliçenin daha önce şirketin acentesi olan ve 21.02.2011 tarihinde acentelik sözleşmesi feshedilen ... tarafından sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin hasardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafça yapılan inşaat işinin davalı şirketin acentesi olan ihbar edilen ...tarafından 09.02.2011 tarihinde düzenlenen inşaat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, inşaatta meydana gelen hırsızlık olayı sonucu bir takım malzemelerin çalındığı, davalının poliçeyi yapan acente ile olan acentelik ilişkisini 21.02.2011 tarihinde feshetmiş ise de poliçenin tanzim edildiği 09.02.2011 tarihi itibariyle acentenin yetkili olup poliçenin de geçerli olduğu,
aksi yöndeki savunmanın davacıya karşı değil diğer sorumluluk nedenleri ile birlikte şartları varsa ihbar olunan acenteye karşı ileri sürülebileceği, davacı tarafça ibraz edilen belgelere göre de acenteye primlerin ödendiği, sigorta ilişkisinin geçerli olup zararın teminat kapsamında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.000 TL’nin dava tarihinden, 4.649,71 TL’nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı şirkete sigortalı inşaat işinin yapımı sırasında inşaat alanında gerçekleşen hırsızlık nedeniyle sigortalının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, sigorta örtüsüyle koruma altına alınan inşaat sahasında meydana gelen hırsızlık olayı sonucu, davacı sigortalının uğradığı zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra, sigortalının sözleşmeye aykırı davrandığını, hırsızlık olayına konu malzemenin sigorta sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde kilit altında bulundurulmadığını, sigortalı tarafından gerekli özenin gösterilmediğini ve sigortalının hırsızlık olayının meydana gelmesinde kasıt ve ağır kusurunun bulunduğunu da ileri sürmüştür.
Gerçekten de, poliçenin özel şartlar bölümünde poliçe kapsamında hırsızlık hasarlarının ancak poliçe kapsamındaki malzeme ekipmanının kilitli bulundurulması kaydı ile değerlendirileceği kararlaştırılmıştır. Bu itibarla, mahkemece, poliçe teminat kapsamında kararlaştırılmış olan hırsızlık özel şartı araştırılmaksızın hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17392, K. 2013/15644, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama