KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17665 E., 2013/16152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.12.2010 tarih ve 2010/84-2010/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1991 yılından itibaren 05., 29., 30. sınıftaki mallar için tescilli olan FORM, FORM ETİ, ETİ FORM markalarının sahibi olduğunu, davalı ...Ş.'nin davacı adına tescilli, tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış FORM ETİ ve FORM markalarına benzer şekilde CHOCO-FORM ibaresini ihtiva eden marka müracaatını 29., 30. ve 32. sınıfta yer alan mallar üzerinde kullanmak için diğer davalı TPE'ye müracaat ettiğini, müvekkilince yapılan itirazların davalı TPE tarafından kabul edildiğini, ancak daha sonra davalı tarafından yapılan itiraz üzerine YİDK kararı ile ilan edilen mallar için başvurunun tescile bağlandığının öğrenildiğini,
YİDK kararının müvekkiline tebliğinin talep edildiğini ileri sürerek, YİDK'nın 23.4.2004 gün ve M-560 sayılı kararının iptaline, tescilli CHOCO-FORM markasının iptali ile sicilden terkinine, haksız rekabetin tesbit ve men’ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescili istenen CHOCO-FORM ibaresinin FORM VE ETİ FORM markalarının aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzeri olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacı şirket adına tescilli olan ve davaya mesned alınan markalardan hiçbirinin esas unsurunun, tek başına FORM ibaresi olmadığını, dava dilekçesinde FORM markasının tek unsuru FORM gibi gösterilmiş ise de, bu markada bir de “Hitit Güneşi” şekil unsurunun bulunduğunu, davacı adına tescilli markaların hiçbirinin tescili istenen marka ile benzer olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiş; karşı davada ise, davalının FORM markasını yalnızca bisküvi emtiasında kullandığını, markanın başka emtia üzerinde kullanılmadığını ileri sürerek,
davalı adına tescilli 118808,135667 ve 2000 24089 nolu markaların haklı sebep olmaksızın kullanılmaması, kullanımına 5 yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 14. ve 42. maddeleri hükümlerine istinaden hükümsüzlüğüne, markaların sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, 118808 sayılı markanın tescil kapsamındaki "Bisküi" ve "Kraker" dışında kalan mallarda ciddi bir kullanımdan sözedilemeyeceği, aynı şekilde 135667 sayılı markanın tescil kapsamındaki "Her çeşit bisküvi" ve "Bisküiler" dışında kalan mallar yönünden ciddi bir kullanımının olmadığı,
dolayısıyla kullanımın bulunmadığı mallar yönünden kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, kesinleşen asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karşı davanın kısmen kabulüne, kullanılmamaları nedeniyle 118808 sayılı markanın tescil kapsamındaki "bisküvi ve kraker" emtiaları dışında kalan, 135667 sayılı markanın tescil kapsamındaki "Her çeşit bisküvi ve bisküviler" emtiaları dışında kalan tüm emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17665, K. 2013/16152, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama