KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17673 E., 2013/16970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/678-2012/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’ün Türkiye ve Almanya’da bir çok şirket kurduğunu, özellikle Almanya'da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında yatırım yaptığı miktar ile sözleşmenin kararlaştırılan sürede feshini bildirir "Jetpa international marketing and trading Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge verdiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini,
ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla para toplaması ve bu parayı davalı şirkete aktarması nedeniyle hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, Jetpa GmbH ile Jetpa AG'nin iflas ederek Almanya'daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından yurt dışında kurulan şirketlerin içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek,
kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 15.000 DM karşılığı 16.605,74 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumetin Jetpa İnternational Marketing and Trading AG.’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının yurt dışındaki şirkete ortak olup olmadığının belli olmadığını, ortak olması halinde ise davacının kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sessiz ortağı olduğu şirketin topladığı paraların davalı şirkete aktarıldığı, bu paralarla davalı şirketin de payı bulunmayan şirketlere kaynak sağlandığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, Jetpa Holding ile davacının ortağı olduğu şirket arasında bir bağın varlığının inkar edilemeyeceği ve bu durumda her iki şirketin perdenin aralanması ilkesi uyarınca bir şirket olarak değerlendirilmesinin gerektiği, davalı holdingin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı ...’ün de bu olaydan sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 15.000 DM karşılığı 16.414 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili ve vekalet ücreti yönünde davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Ancak mahkemece davanın kısmen kabulü nedeniyle karar tarihinde yürürlükteki A.A.Ü.T. gereğince kendisini bir vekille temsil ettiren davalı yararına red edilen miktar açısından 400 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken karar yerinde 1200 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmese de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17673, K. 2013/16970, 27 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama