KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17724 E., 2013/16210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2012 tarih ve 2009/163-2012/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2004 yılından beri "BSN+şekil" kelime ve şekil markasını aktif olarak kullandıklarını, bu markayı Amerika Birleşik Devletleri ("A.B.D.") Patent ve Marka ofisi nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkil şirketin "BSN+şekil" markasının 556 sayılı KHK 'nın 3. ve 8/3 maddeleri uyarınca "gerçek hak sahibi" olduğunu, ancak davalı Yakamoz Kuyumculuk İç ve Dış Ticaret Ltd.
Şti. 'nin "BSN+şekil" markasının birebir aynısını kötü niyetli olarak TPE nezdinde tescil ettirdiğini, davalı şirketin "BSN+şekil" ibareli markasını bugüne değin hiç bir üründe kullanmadığını, markayı tescil ettirdiği 5 ve 29. sınıflarda herhangi bir ticari faaliyetinin dahi bulunmadığını ileri sürerek, davalının haksız olarak tescil ettirdiği 2007 55016 sayılı "BSN+şekil" markasının 556 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca geçmişe etkili olarak korumanın başlangıcı olan başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğünün tespitini ve sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı taraftan daha önceki bir tarihte tescil ettirdiği "BSN+şekil" ifadelerinden oluşan markasını BESİN kelimesini esas alarak ürettiğini, "BSN+şekil" markasının davacı adına tescilli olmadığını, davacının delilleri ile dilekçesi ekinde yer alan belgelerin markanın davacı adına ABD'de tescilli olduğunu ispat etmeye yeterli olmadığını, kaldı ki dava konusu marka Türkiye dışında bir ülkede başka bir kişi adına tescilli olsa dahi bu tescilin müvekkilinin hak sahipliğini etkilemeyeceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "BSN+şekil" markasının sektöründe tanınan bir marka olduğu, davalı adına tescil edilen ve hükümsüzlüğü istenen marka ile davacının markasının aynı ibareden oluştuğu, davacının markasının sektörel bilinirliği kabul edildiğinden aynı/benzer sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından davacı markası ile aynı ibarenin marka olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı, davacının aynı ibareli olan markasını kullanımının daha eski tarihlere dayandığı,
gerçek hak sahipliğinin davacıya ait olduğu ve sektöründe tanındığı belirlenen bu markanın davalının markasıyla aynı ibareli olması ve aynı sektörde kullanılması nedeniyle halk nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği için 556 sayılı KHK.nın 42/1/a-b hükümleri doğrultusunda aynı KHK.nın 43. maddesi gereğince davalı markasının hükümsüzlüğünün yerinde olacağı gerekçesiyle davalı adına TPE nezdinde tescilli olan 2007/5016 sayılı "BSN+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, dava dilekçesindeki hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra geçerli olmak üzere denilerek ifade edilen diğer istemler yönünden ise,
henüz kesinleşmeyen hükme dayalı varsayımsal hüküm kurulamayacağından, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17724, K. 2013/16210, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama