KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17894 E., 2013/15651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2012 tarih ve 2011/94-2012/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına 01.05.2002 başvuru ve 24.09.2003 tescil tarihli, 4, 29, 35, 37, 41, 42 ve 44. Nice sınıflarında tescilli " ... kazancımız güveninizdir şekil " ibareli markanın 41. sınıf bakımından davalı tarafından kısmen kullanılmadığı halde 2002/10013 sayılı tescilin varlığını sürdürmesi, markalar sicilinin gereksiz yere işgali anlamına geldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar görmekte olduğunu ve markanın iptaline karar verilmesinin gerekli olduğunu, davalı şirketin 24.09.2003 tarihinden beridir bu mal ve hizmetler için markayı kullanmadığının tespit edildiğini ileri sürerek,
dava konusu markanın 41. sınıfta tescilli emtialar bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile de, dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilen sınıf yanında tescil edilmiş bulunduğu diğer tüm sınıflarda da hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davacı üçüncü kişinin herhangi bir markasına tecavüzün söz konusu olmadığını, markanın kullanımından kaynaklanan bir zararının da olmadığını, dava konusu markanın kullanımda olduğunun açık ve kesin olduğunu, davacının zarar gördüğünü beyan ettiği ... markasının 41. sınıfta bir başka firma tarafından da tescil edilmiş olduğunu, dava konusu markanın bu süreç içerisinde müvekkili şirketin tüm faaliyet alanlarında fiilen kullanıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile fiili kullanımın olmaması halinde dahi fiili kullanmama olgusunun müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin dava konusu markasını 2002 yılında 05, 29, 35, 37, 41, 42, 44. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için tescil ettirdiği, davalı şirket vekilinin dosyaya dava konusu markayı müvekkili şirketin kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı, Ereğli Vergi Dairesinin sahte fatura nedeniyle yürüttüğü soruşturma sebebiyle markaların üzerine haciz konulmasının 2010 yılında gerçekleştiği, davalının sahte fatura soruşturması öncesinde markayı tescil ettirdikten sonra kullandığını ispatlayan bilgi ve belgeleri dosyaya sunamadığı,
böylelikle marka hakkında kısmen veya tamamen hükümsüzlük kararı verilebileceği, dosyaya sunulan söz konusu marka devir sözleşmelerinin hükümsüzlük davasını etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu durumun markayı kullanma sayılamayacağı, markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile;
davalı şirket adına 01.05.2002 başvuru ve 24.09.2003 tescil tarihli olarak tescilli bulunan ve davalı şirket tarafından dava konusu mal ve hizmetler için 5 yıl boyunca kullanılmadığı sabit olan 2002/10013 nolu " ... kazancımız güveninizdir şekil " ibareli markanın, davalı şirket adına tescil edilmiş bulunan tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17894, K. 2013/15651, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama