KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17996 E., 2013/15569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2012 tarih ve 2011/317-2012/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından ithal edilmek istenirken gümrükte müvekkillerine ait HERMES ve CHRISTIAN DIOR markalı taklit çanta aksesuarlarının tespit edilerek gümrük işlemlerinin durdurulduğunu, müvekkillerinin markalarının tanınmış marka olduğunu ve davalı tarafın eylemlerinin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, anılan ürünler piyasaya sürülmemişlerse de davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek,
gümrük işlemlerinin durdurulma kararının devamını, müvekkillerinin marka hakkına tecavüzün tespitini, men'ini, giderilmesini ve durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, el konulan ürünlerin imhasını, depolama ve sundurma ücretlerinin davalıya yükletilmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, 28.06.2012 tarihinde maddi tazminat taleplerini 50.000.00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiş, ıslah dilekçesine cevabında, ele geçirilen malların müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu malların kargo firması tarafından hataen müvekkili şirket adına gönderildiğini, müvekkili çalışanı olmayan kişi tarafından da beyanname açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılara ait "HERMES" ve "DIOR" markasının gümrükte el konulan ve çanta aksesuarları üzerinde izinsiz olarak kullanıldığı, davalının bu eyleminin, 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince davacıların marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacıların talep ettikleri aynı KHK'nın 66/a maddesine göre yoksun kalınan kazancın hesaplanması yöntemine göre, davacıların yoksun kaldıkları karın toplam 610.500.00 TL olduğu, talep edilen tazminat miktarının hesaplanan miktarın altında olması,
ele geçen ürünün miktarı ve niteliğine göre somut olaya uygun ve hakkaniyetli görülmesi nedeniyle 50.000.00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin gerektiği; tarafların şirket tüzel kişilikleri, ihlalin gerçekleşme biçimi, ihlal konusu malların niteliği dikkate alınarak anılan KHK'nın 64. maddesi ile 818 sayılı mülga
Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince 500.00 TL manevi tazminatın yerinde olduğu; davalı tarafça Türkiye'ye Hong Kong'dan ithal edilmek istenen dava konusu malların siparişinin davalı tarafından verildiği, davalı adına Çin Devleti'nde yerleşik Pegasus Şirketi tarafından fatura düzenlenmiş olduğu, aynı mahkemenin 2011/114 Esas sayılı dosyasında da bir elektronik firmasına ait taklit mallar nedeniyle davalı tarafça aynı savunmanın yapıldığı ve hayatın olağan akışına göre dava konusu malların yanlışlıkla geldiği savunmasının ikna edici görülmediği gerekçesiyle, ıslah edilmiş hali ile davanın kabulü ile,
davalının eyleminin, davacıların marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine bu tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve men' ine, 50.000.00 TL maddi, 500.00 TL manevi tazminatın 14.07.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, gümrük depolama ve sundurma ücretinin davalıya yükletilmesine, karar kesinleştikten sonra gümrükteki taklit malların imhasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hüküm fıkrasının üç numaralı bendi ile "gümrük, depolama ve sundurma ücretinin davalıya yükletilmesine" karar verilmiş ise de, henüz doğmamış, miktarı belirsiz ve gelecekte ortaya çıkacak olan bir alacağın tahsiline ilişkin bir karara mahkemece hükmedilemez. Bu durum, aynı zamanda hüküm fıkrasının infazında tereddüte de yol açacağından, mahkemece sözkonusu giderlerin davalıdan alınmasına karar verilmiş olması , usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/son maddesi gereğince hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17996, K. 2013/15569, 13 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama