KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18088 E., 2013/16218 K.·(Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/377-2012/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Sanko ve Sanko Tekstil tescilli markası ile ticari faaliyet gösterdiğini, davalının da ticari ünvan ve faaliyetlerinde kullandığı SENKO ibaresinin gerek söyleniş gerekse de görsel olarak müvekkili şirket markası ile birbirine benzediğini tüketici nezdinde ve ticari hayatta davalı şirketin müvekkili şirket bünyesinde bir şirketmiş gibi algılanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek; müvekkilinin tescilli SANKO markasına karşı oluşturulan tecavüzün önlenmesi ve men'ine davanın SENKO ibareli ticari unvanının iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı markasının 2007 yılında tescil edildiğini buna karşın müvekkili firmanın dava konusu ticaret ünvanını ise 2003 yılında tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı SENKO firmasının 15/01/2003 tarihinde kurularak icrai faaliyetlerine devam ettiği, davacı şirketin de aralarında bulunduğu bir kısım şirketler ile alışverişini sürdürdüğü, dolayısı ile davacı şirketin davalı şirketin SENKO ticaret ünvanını kullanımını bilebilecek konumda olup, davacının tanınmış marka statüsüne 2007 yılında kavuştuğu, davalı firmanın ise 2003 yılında bu ticari ünvanını kullanmaya başladığı,
dolayısı ile tanınmışlık statüsüne kavuştuktan sonraki tarihlerde yapılan tescil başvurusuna ilişkin üstün hak iddiasında bulunabileceği, davacının davalıya ait tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep etmeksizin iş bu davayı açmasının usul ve yasalara uygun düşmediği, keza davacının SENKO ibareli davalı kullanımından 2006 yılından beri haberdar olmasına karşın bu kullanıma itiraz etmediği, dolayısı ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme gerekçesinde belirtildiği şekilde davalı adına tescilli bir marka yok ise de davalının SENKO ibaresini markasal kullanımı olduğuna dair dosyada mevcut herhangi bir delil bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18088, K. 2013/16218, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama