KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18331 E., 2013/16443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.07.2012 tarih ve 2012/132-2012/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin pazarlama müdürünün, sektördeki tüm tanınmış rakiplerinin fuara katılacağı yönündeki beyan ve yönlendirmeleri üzerine iradesi hata ve hile ile sakatlanan müvekkilinin, davalı ile "Motosiklet 2006, 13. İstanbul Motosiklet Fuarı"na katılım sözleşmesi imzaladığını, söz konusu markaların fuara katılmayacaklarının anlaşılması üzerine keşide edilen ihtarname ile 30.11.2005 tarihine kadar katılımlarının sağlanması aksi halde ödenen peşinat ve verilen çeklerinin iadesinin talep edildiğini, katılmaktan vazgeçme halinde iadenin sözleşmede de düzenlendiğini ileri sürerek,
Fuar Katılım Sözleşmesi ve eklerinin iptaline, müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile, peşin ödenen 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadı, her biri 9.509 TL bedelli 3 adet çek aslının da iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fesih nedeninin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 28.11.2011 tarih 2010/10066 Esas, 2011/15998 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının iddia ettiği kaydın bulunmadığı, davacı taraf bu hususta yani fuara davalının dünyaca tanınmış motosiklet firmalarının katılacağını belirterek sözleşmeyi imzalattırıldığı konusunda yani esaslı hataya düştüğünü usulünce kanıtlayamadığından ve yine sözleşmede davacıya tek taraflı yani haklı neden olmaksızın fesih yetkisi veren bir hüküm de bulunmadığı, kaldı ki böyle bir hüküm bulunduğu bir an için kabul edilse bile haklı neden bulunmaksızın sözleşmenin feshinin Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırı olduğu, sözleşmenin feshini gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18331, K. 2013/16443, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama