KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18415 E., 2013/16904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 3. Asliye Hukuk (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 06.09.2012 tarih ve 2011/837-2012/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl dava davacı vekili, davacı şirketin uzun yıllardan beri ticari ve turizm amaçlı yük ve yolcu taşımacılığı hizmetleri konusunda faaliyet gösteren bir işletme olduğunu ve halen Fethiye ilçesinde ticari faaliyetini yürüttüğünü, davalının ise Türk Patent Enstitüsü nezdinde 08.01.2009 gün ve 2009/00482 nolu Fethiye ibareli marka başvurusu ile tebliğin 39. sınıfına dahil gemi acente, turist büroları, seyahat için yer ayırma ve tur düzenleme hizmetleri hariç olmak üzere kara deniz ve hava taşımacılığı, boru hattı ile taşıma, elektrik dağıtım, su temin,
taşıt ve malları kurtarma hizmetleri bakımından "Fethiye" ibaresini adına tescil ettirdiğini, "Fethiye" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-f maddesine göre marka olarak tescili mümkün olmayan bir işaret olduğunu ileri sürerek, davalı adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2009/00482 no'lu "Fethiye" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava davacısı Fethiye Ticaret Odası vekili; şehir, bölge ve mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişi lehine marka olarak tesciline imkan tanımanın, bu isimlerin artık diğer oda üyeleri tarafından markalarında ve unvanlarında kullanılamayacağı anlamına geldiğini, oda üyelerinin Fethiye markasını kullanmalarının haksız bir biçimde kısıtlandığını ileri sürerek, ...'nun Türk Patent enstitüsü nezdinde 2009/00482 tescil numarası ile 25.03.2010 tarihinde tescil edilen "Fethiye" markasının hükümsüzlüğüne ve Türk Patent Enstitüsünden dava konusu markanın terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi için maddi ve hukuki bir neden bulunmadığını, birleşen dava yönünden Fethiye Ticaret Odası'nın davacı sıfatının bulunmadığını çünkü Fethiye markasının davalı adına tescili ve kullanımı ile ilgili olarak davacının herhangi bir hukuki ve maddi menfaatinin zedelenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2009/00482 numara tescilli iptali istenen FETHİYE markasının esasen Muğla İli'ne bağlı Fethiye İlçesi'nin ismi olduğu, davalı şirketin bu marka ismini, gemi acente hizmetleri, turist büroları (otel rezervasyonları dışında) seyahat için yer ayırma (rezervasyon hizmetleri) ve tur düzenleme hizmetleri hariç olmak üzere kara deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri, boru hattı ile taşıma hizmetleri, elektrik dağıtım hizmetleri, su temin hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetlerinde kullanılmak üzere tescil ettirdiği,
markanın esas unsuru olan Fethiye ibaresinin herhangi bir ek olmaksızın hizmetlerde kullanıldığı, bu şekilde markanın mutlak red nedeni bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18415, K. 2013/16904, 26 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama