KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18417 E., 2013/15844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.06.2012 tarih ve 2010/109-2012/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan benzin, gaz ve akaryakıt istasyonunun arazi yapısı gereği, arazi yapısının yol seviyesine gelmesi için eğimli istinat duvarının projelendirilmesinin davalı şirketçe yapıldığını, ancak duvar yapıldıktan sonra 6 ay içinde duvarın belirli bölümlerinde ayrışma ve parçalanma gözlendiğini, inşaatı yapan davalı şirketin taş istinat duvarını yetersiz şekilde inşa etmesi sebebiyle meydana gelen zarar kapsamında sigortalıya 34.122,00 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın davalıdan tahsili için icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istinat duvarının sigortalının petrol istasyonu ve eklentilerinin yapımından sorumlu proje müellifinin istekleri ve onayı doğrultusunda, sigortalının ayırdığı bütçe ölçüsünde yapıldığını, dolgu işi müvekkili tarafından yapılmamış olmakla, dolgunun tekniğine uygun olmamasından kaynaklanan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, petrol istasyonundaki su borularının patlaması kapsamında sigortalının yeterli ve gerekli önlemleri almadığını, olay sebebiyle müvekkilinin herhangi bir ihmalinin ve kusurunun bulunmadığını, çatlamaların sadece belirli bir bölümde meydana geldiğini,
tüm duvarın yeniden yapılmasının istenmesi ve buna göre zarar tutarının belirlenmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, istinat duvarındaki yapım hatasından iş sahibi dava dışı sigortalı ile işi yapan davalı şirketin inşaat mühendisliği ve İmar Kanunu açısından %50'şer oranında kusurlu oldukları, istinat duvarı için harcanan bedelin 34.000,00 TL olarak tespit edildiği, kusur oranı dikkate alınarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği, likit bir alacağın bulunmadığı,
davacının kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın kısmen iptali ile takibin 17.000,00 TL asıl alacak, 750,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.750,32 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18417, K. 2013/15844, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama