KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18466 E., 2013/15800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2012 tarih ve 2011/634-2012/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete verilen Kuveyt Türk Katılım Bankası ... Şubesi'ne ait teminat mektubunun da bulunduğu çelik kasanın 20/08/2011 tarihinde çalındığını, davalı bankanın 26/08/2011 tarihine kadar tazmin için bir başvuru olmadığından bankanın sorumluluğunun kalmadığını bildirildiğini, teminat mektubunun çalınma nedeniyle kaybolmasından dolayı davalı bankaya ibrazının mümkün olamayacağını ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin olan 13.500,00 Euro'nun aynen, mümkün değilse ödeme günündeki döviz kuru üzerinden faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, davacının anılan teminat mektubunun vade tarihi olan 26/08/2011 tarihine kadar tazmini için talepte bulunmadığından müvekkilinin garanti taahhüdünün sona erdiğini, tazmin için teminat mektubu aslının eklenmesinin şart olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 20/08/2011 tarihinde teminat mektubunu çaldırdığı, aynı gün şikayetçi olduğu, teminat mektubu bulunamayınca 19/09/2011 tarihli ihtarname ile tazmin talebinde bulunduğu, mektubun vadesi 26/08/2011 tarihinde dolmuş ise de, meydana gelen hırsızlık olayının davacı için mücbir sebep teşkil ettiği ve bankaya başvurduğu tarihe kadar olan sürenin makul bir süre olduğu, davalı bankanın teminat mektup bedelini tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu teminat mektubu örneğinde, teminat mektubunun 26/08/2011 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağı koşulu bulunmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 110/2. maddesine göre, muayyen bir müddet için yapılan taahhütlerde müddetin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde, taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşmenin geçerli olduğu öngörülmüştür. Bu durumda, taşıdığı koşul itibariyle, vade bitimine kadar davalı bankaya başvurulmaması nedeniyle geçersiz teminat mektubuna dayalı olarak davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
09/10/2013 HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18466, K. 2013/15800, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama