KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/19069 E., 2013/17006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2007/285-2012/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1977 yılından bu yana hediyelik eşya ve sanatsal eserler üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, tasarlayıp üretmiş olduğu tüm ürünlerin, tamamıyla kendisinin ve aralarında güzel sanatlar akademisi öğretim üyesi olan çalışma arkadaşlarının tasarladığı sanatsal eserler olduğunu, müvekkilinin bu çerçevede kendi özgün sanatçı yorumu ve el işçiliğiyle tasarladığı özgün Osmanlı Arması çalışmasını TPE nezdinde 2006/00429 sayı ile tasarım olarak tescil ettirdiğini, davalının, müvekkili tarafından kullanılıp öncelikle hizmet kalitesi ve ticari bağlantılarıyla tanıttığı eserini,
ayırt edilemeyecek kadar benzerini fiilen üretmesi, satması ve sergilemesinin, müvekkili tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesi için uygun görülecek tedbirlerle birlikte katalog, broşür, ambalaj malzemeleri, tecavüzde kullanılan mal, makine ve araç gereçlere el konulmasını, imhasını, manevi zararın telafisi için 20.000,00 TL tazminata hükmedilmesini, 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesi gereği yoksun kalınan kazancın hesaplanmasını ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL tazminata hükmedilmesini,
tasarım itibarı tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ... bakımından davanın husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davalının aslında 554 sayılı KHK kapsamında tescil edilmemesi gereken tamamen tarihi değeri olan ve halka mal olmuş bir eseri, yeni ve orijinal bir ürünmüşçesine tescil ettirdiğini savunarak asıl davanın reddini, davacı-karşı davalıya ait 2006/00429 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü, iptalini ve sicilden terkinini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve karşı dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca hükümsüzlüğü istenen tescil belgesindeki armanın Osmanlı armasının benzeri olduğu, her ne kadar Osmanlı armasının tek bir formunun olmaması ve her padişah döneminde yapılan ilaveler sebebiyle değişiklik gösteriyor olmasına rağmen son dönemdeki Osmanlı armalarının konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından farkedilemeyeceği, davacı-karşı davalının tasarım belgesine konu arması ile Osmanlı arması karşılaştırıldığında, tasarımın yeni olmadığı gibi, ayırt edicilik niteliğini de taşımadığı, Osmanlı armasından farklı ve özgün niteliğinin bulunmadığı,
hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davalı adına tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, karşı davalının tescilli tasarımı kullanması sebebiyle yasal şartları oluşmayan karşı davacının tazminat talebinin reddine ve karşı dava ile hükümsüzlüğe karar verildiğinden asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/19069, K. 2013/17006, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama