İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2218 K.2013/18616

Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2011 tarih ve 2010/468-2011/611 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü tebligata rağmen…

Esas2012/2218Karar2013/18616Tarih24 Ekim 2013Okuma4 dk · 724 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/2218 E., 2013/18616 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2013
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

724 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2011 tarih ve 2010/468-2011/611 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi...'ın Garanti Bankası A.Ş....Şubesi'nden kullandığı araç kredisi sebebiyle davalı şirket tarafından 20/03/2009 başlangıç tarihli hayat sigortası ile sigortalandığını, sigortanın 19/03/2010 tarihinde davalı tarafça yenilendiğini, müvekkillerinin murisi ...'ın 25/04/2010 tarihinde öldüğünü, davalıya

vefat tazminatının ödenmesi için yaptıkları müracaatın TTK'nın 1290. maddesi uyarınca beyan yükümlüğünün kasıtlı ihlali nedeniyle reddedildiğini, tazminat bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilleri hakkında kredi borcu nedeni ile icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldıklarını, muris...'ın hayat sigortasını yaptırırken okuma yazmasının olmadığı gibi kendisine herhangi bir açıklama dahi yapılmadığını ileri sürerek, 64.000,00 TL.'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yenilenen 19/03/2010 tarihli hayat sertifikası için davalı tarafça sağlık beyan formunun alınmadığı, olmayan sağlık beyan formuna dayanılarak muris tarafından hastalıklarının gizlendiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 64.000,00 TL'nin 23.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacıların murisinin kullanmış olduğu banka kredisi nedeniyle muris ile davalı arasında 19.03.2009-19.03.2010 tarihleri arası için bir yıl süreli hayat sigorta sözleşmesi düzenlemiş, bu poliçe düzenlenirken sigortalı tarafından imzalanan 20.03.2009 tarihli formda hiçbir hastalığının bulunmadığı belirtilmiş, 19.03.2010-19.03.2011 dönemini kapsayan ikinci yıl poliçesi düzenlenirken sigortalıdan yeni bir form alınmamış, davacıların murisi 25.04.2010 tarihinde ölmüş, davalı sigortacı tarafından ise murisin koah hastası olduğunun gizlendiği gerekçesiyle sigorta tazminatı ödenmemiştir.

Taraflar arasında iki noktada uyuşmazlık bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, davalı sigortacı tarafından ikinci yıl poliçesi düzenlenirken sigortalıdan yeni bir form doldurmasının istenmemesinin, sigortalının sağlığı ile ilgili doğru beyan yükümlülüğü açısından bir etkisinin olup olmadığı, ikincisi ise bir etkisi yok ise poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının koah hastalığının bulunup bulunmadığı, varsa bu hastalığını kasten gizleyip gizlemediği, dolayısı ile ihbar yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığıdır.

Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen TTK'nın 1290. maddesi her ne kadar mal sigortalarını düzenlemekte ise de, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini de almıştır.

Gerek TTK’nın 1290. maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C-2.2. maddesi düzenlemesine göre, sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya doğru bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle mahkemenin, ikinci yıla ait sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında sigortalıdan form doldurmasının istenmediği, dolayısı ile sigortalının sağlığına ilişkin bir beyanda bulunmadığı, bu nedenle doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği gerekçesi yerinde değildir.

Taraflar arasındaki ikinci soruna gelince; eğer sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusu olup, Dairemiz yerleşik uygulamasına göre, bu durumda dahi TTK’nın 1290/1. maddesindeki ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko arasında illiyet bağının mevcut olması gerekmektedir.

Mahkemece görüşüne başvurulan avukat bilirkişinin ise bu konularda görüş bildirmek için yeterli uzmanlığa sahip olmadığı açıktır.

Bu itibarla mahkemece, sigortalıya ait tüm tedavi kayıtları dosya içine getirtilerek, aralarında konunun uzmanı olan bir hekimin de bulunduğu bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılmak suretiyle, sözleşme anında sigortalının koah hastalığının bulunup bulunmadığı, mevcut olduğunun tespiti halinde kasten gizlenip gizlenmediği ve ölüm rizikosu ile bildirilmeyen bu hastalık arasında illiyet bağının olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2218, K. 2013/18616, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2218
Karar No
2013/18616
Tarih
24 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2220 K.2013/18645
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2220 K.2013/15233
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/2221 K.2013/18617
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2228 K.2013/15232
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2229 K.2013/15320
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/2233 K.2013/15332

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.