İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/362 K.2013/1716

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret (... Denzicilik İhtisas Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2011/135-2011/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2012/362Karar2013/1716Tarih25 Ocak 2013Okuma4 dk · 801 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/362 E., 2013/1716 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi ( Denizcilik İhtisas Mahkemesi)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret (... Denzicilik İhtisas Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2011/135-2011/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalılardan ... tarafından düzenlenen, diğer davalı şirketin de logosu ve imzasının yer aldığı konşimento ile ... gemisine sağlam olarak yüklendiğini, ancak zayi olmuş halde teslim edildiğini, davalıların ağır kusurlu olduklarını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.626,86 Euro'nun 25.08.2009 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi dövize uyguladığı en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğini, davalı ...'nin diğer davalının acentesi olduğunu, acenteye karşı doğrudan doğruya dava açılamayacağından davanın davalı acente yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın yükleyici tarafından gerçekleştirilen hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığını, konteynırın müvekkiline kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde teslim edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz dilekçesinin tebliğ edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın her iki davalı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava alacak istemine ilişkin olup, Dairemizin son yıllarda istikrar kazanan içtihatları gereğince her ne kadar bir yıl içerisinde takip yapılmasıyla 6762 sayılı TTK’nun 1067. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre korunur ise de bu korumanın geçerli olabilmesi için itirazla duran takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının süresinde açılmış olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta her ne kadar takibin 1067. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakta ise de mahkemenin kabulünün aksine itirazın iptali davası açılmamış ve dolayısıyla takip sonuçsuz kalmıştır.

Açılan dava itirazın iptali olmayıp, alacak davasıdır ve alacak davası 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından ve bu nedenle de takibin 1 yıllık sürede yapılması alacak davası bakımından bir koruma sağlamayacağından ve mahkemenin davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararı bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, dava dilekçesindeki açıklamalara göre, davalıların sorumluluğu altındaki deniz taşıması sırasında hasar gören emtia nedeniyle davadışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsiline ve bu alacağa dayalı olarak gemi üzerinde rehin hakkı tesisine ilişkindir.

Hemen belirtilmek gerekirse, TTK’nun 1067. maddesinde belirtilen bir yıllık süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkemece bu sürenin dava zamanaşımı süresi olarak kabul edilmesi ve bu kabule bağlı olarak zamanaşımının icra takibiyle kesildikten sonra bir yıllık yeni bir zamanaşımı süresinin başlayacağı yolundaki gerekçesi yerinde olmayıp Daire çoğunluğunun bu yöne ilişkin değerlendirmelerine katılmaktayım.

Ancak, TTK’nun 1067. maddesinde dava hakkının düşümünden söz edilmekte olup maddede belirtilen ziya ve hasardan sorumluluğun taşıyana karşı ileri sürülmesine ilişkin hak, Dairemizin 10.10.1973 tarih ve 1973/3017 Esas, 1973/3357 Karar sayılı emsal nitelikteki kararında isabetle vurgulandığı üzere, mahkemeye başvuru kapsamında kabul edilebilecek diğer işlemlerin bir yıllık süre içerisinde gerçekleştirilmesi hallerinde de korunmuş sayılmalıdır. Nitekim Daire çoğunluğunun da aynı görüşte olduğu anlaşılmaktadır.

Hakkın korunması için öngörülen süre içerisinde, öngörülen hususlar yerine getirilerek hak korunmuş sayıldıktan sonra bu korumanın devamı için yasada öngörülmeyen ilave bir iş ve işlem yapılması gerektiği söylenemez. Bu durumda, somut dava bakımından, davacı yanca davalılardan .... aleyhine girişilen icra takibi ile yasa maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içerisinde zarar-ziyan talep etme hakkının anılan davalı şirkete karşı korunduğunun kabulü gerekir.

Bu şekilde korunan hakkın dava yoluyla dermeyanı bakımından, girişilen icra takibinin başarıya ulaşması gibi bir gereklilik söz konusu olmadığı gibi, hakkın korunması için yasada öngörülmeyen itirazın iptali davası açılması gibi bir zorunluluktan söz edilemeyeceği kanısındayım.

Artık, zarar görenin yaptığı ve yasaca korunan bir işlem ile süresi içerisinde kullanılmakla korunan bu hakkın bu kez bir dava ile taşıyana karşı ileri sürülmesi halinde, ancak zamanaşımı ve bunun def’i yoluyla ileri sürülmesi durumunda bir engelle karşılaşması söz konusu olmalıdır.

Zamanaşımı süresi bakımından ise, öncelikle özel bir düzenleme bulunup bulunmadığına bakılmalı, bu anlamda TTK’nda zamanaşımına yönelik özel bir hüküm bulunmaması halinde BK’nun 125 ve/veya 126. maddelerine başvurulmalıdır. Bu çerçevede, somut dava bakımından, davada rehin hakkı tesisinin de talep edildiği gözetilerek, davalı ... ’nin donatan sıfatını taşıyıp taşımadığı da değerlendirilmek suretiyle TTK’nun 1259 ve 1260. madde hükümlerinin nazara alınması gerektiği tabiidir.

Tüm bu açıklamalar ışığında, yerel mahkeme kararının davalılardan .... bakımından belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği kanısındayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/362, K. 2013/1716, 25 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/362
Karar No
2013/1716
Tarih
25 Ocak 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/362 K.2013/578
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/363 K.2013/2146
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/363 K.2013/806
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/364 K.2013/152
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/365 K.2013/491
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/365 K.2013/571

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.