KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3839 E., 2013/4123 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2013
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2011 tarih ve 2011/501-2011/679 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı üçüncü kişilerce havale yapılarak, hesabın boşaltıldığını ileri sürerek, ....000,00 TL’nin reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin ....05.2011 tarih 2009/13324 E, 2011/6181 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı bankanın internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, ağırlaştırılmış özen borcu altında bir güven kurumu olan bankaların en hafif kusur ve ihmalden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ....000,00 TL'nin değişen oranlarda reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hesap sahibinin bilgisi ve izni olmaksızın internet bankacılığı yoluyla hesaptan para çekilmesi nedeniyle uğranılan zararın bankadan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dairemiz bozma ilamında, 5.291,50 TL tutarındaki bloke konulan paranın hesap harekeleri incelenmek suretiyle kaynağının belirlenmesi ve bloke konulan bu paranın davacıya ait iki ayrı bankadaki hesaplardan hangisine ilişkin olduğunun tespitinin gerektiği açıkca belirtilmesine rağmen, mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirzlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3839, K. 2013/4123, 5 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama