KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/4042 E., 2013/20911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2010/753-2011/901 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/11/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı-karşı davacı vekili Av. . .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait olan gıda marketi, market malzemeleri, kasa-barkot ve bilgisayar sistemlerinin müvekkiline devredilmesi konusunda sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereğince işletmenin en geç 25.12.2000 tarihine kadar müvekkiline devir ve teslim edilmesi gerektiğini, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, ancak ihtarnameye rağmen davalı tarafın vecibelerini yerine getirmediğini, bunun üzerine davacının sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, 20.12.2000 tarihli sözleşmenin 23.11.2001 tarihli ihtarname ile davacı tarafından feshinin kabulü ile davacının uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 40.000 YTL maddi, 5.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (birleşen davanın davacısı) vekili, taraflar arasındaki 20.12.2000 tarihli sözleşme ile gayri faal gıda market malzemeleri ve kasa-bilgisayar sistemlerinin davacı (birleşen davanın davalısı) şirkete devredildiğini ve çalışır halde teslim edildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği halde karşı tarafın ödemesi gereken 80.000 USD'nı ödemediğini belirterek, asıl davanın reddini, birleşen dava ve ıslah dilekçesi ile birlikte 80.000 USD alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında iki tarafa edimler yükleyen devir sözleşmesi bulunduğu, davalı-karşı davacının ilk edimini yerine getirmesinin gerektiği, davacı-karşı davalının devir bedelini ödeme edimini sonra yerine getireceği, buna rağmen davalı-karşı davacıya edimini yerine getirmesi için süre verildiği, buna rağmen ifanın olmadığı, davacı-karşı davalının akdi feshettiği, bu fesihte haklı olduğu, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı, davacı-karşı davalının olumsuz zararlarının belirlendiği, 23.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi vermiş ise de karşı tarafın zamanaşımı def'inde bulunduğu,
ıslah edilen kısmın BK'nın 126/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 40.000 TL'nin tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı, menfi zarar ile manevi tazminatın tahsili, birleşen dava ise, devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, karşı davanın kabulüne, asıl davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı-karşı davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 11.03.2010 Tarih, 2009/14656 Esas- 2010/2711 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına karşı davalı-karşı davacı vekili, 01.06.2010 tarihli dilekçesiyle karar düzeltme isteminde bulunmuş olup, bu istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, karar düzeltme ilamının içeriğinde her ne kadar başka bir davanın dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve mahkeme kararı özetine yer verilmiş ise de bu durumun maddi bir hatadan kaynaklandığı, ilamda da belirtildiği üzere, karar düzeltme isteminin incelenmesinin Dairemizin 11.03.2010 Tarih, 2009/14656 Esas- 2010/2711 sayılı kararına yönelik yapıldığı, esasen Dairemizin kayıtlarının da bu yönde olduğu anlaşıldığından karar düzeltme ilamında yapılan maddi hatanın sonuca etkili bulunmadığı, bozma ilamı çerçevesinde karar verildiği, davacı-karşı davalının akdi feshetmede haklı olduğu, karşı tarafın edimini ifada önceliğinin bulunduğu,
verilen süreye rağmen edimini ifa etmediği dikkate alındığında, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmediğine ve esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bozma ilamından sonra davacı-karşı davalı vekili ıslah isteminde bulunmuştur. Mahkemece, zamanaşımı def'i yerinde bulunarak ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, 04.02.1948 tarih ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hükmün,Yargıtay’ca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınıp, ıslah isteminin bu yönden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozmadan sonra ıslah istemine geçerlilik atfedilerek, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek ret karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/4042, K. 2013/20911, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama