KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/5190 E., 2013/21450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/01/2012 tarih ve 2010/518-2012/4 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın İstanbul/Şaşkınbakkal Şubesinde 07.01.2000 tarihinde müşterek TL. hesabı ve 05.04.2000 tarihinde USD. hesabı açtırdıklarını, müvekkili ...’nın bu hesaplardan TL. hesabına, 2002-2004 yılları arasında maaş ve telif ödemelerinden elde ettiği 38 çek tutarı olarak 789.352.250.000 TL.'sı ve nakit olarak 38.685.000.000 TL olmak üzere toplam 828.037.250.000 TL para yatırdığını, yine USD hesabına ise 2000 yılından itibaren toplam 260.138,03 USD yatırdığını, ayrıca diğer davalı banka müdürüne elden 19.3.2003 tarihinde 64.000 USD gönderildiğini,
müvekkili tarafından hesaba yatırılmak üzere gönderilen çek ve paraların yine müvekkili ... adına açılan başka TL ve USD hesaplarına aktarıldığını, müvekkillerinin olaydan haberdar olur olmaz bankaya ihtar çekip, banka müdürü hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkillerinin maddi zarar yanında haksız ve usulsüz işlemler nedeniyle manevi zararda uğradığını, davalı bankanın şube müdürünün eyleminden BK.'nun 55. ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek,
fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, 760.000.000.000 TL maddi zararın ve her bir müvekkili için ayrı ayrı 20.000.000.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, müvekkilinin Şaşkınbakkal Şube Müdürü ...’ın emekli olmasının ardından müşterilerden gelen şikayetler üzerine müdürün yasaya aykırı eylemlerinin tesbit edildiğini, davalı müdür hakkında ceza davasının açıldığını, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaların banka kayıtları ile uyumlu
olmadığını, hesaba yatırılmak üzere gönderilen paraların davacılar tarafından ispatının gerektiğini, davacıların bankaya yatırdıklarını iddia ettiklerini bildirdikleri tutarlarda da farklı beyanlarda bulunduklarını, davacılar tarafından banka hesabına gönderilen çeklerin bulunmadığını, banka müdürü ile davacı ... arasında banka çalışanı-müşteri ilişkisinin dışında bir ilişki olduğunu, davacının banka müdürünün oğlunun amiri konumunda olduğunu, şahsi güvene dayalı işlemler yapıldığını, davacının ağır kusurlu olduğunu, davacıların manevi tazminat talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın müdürü diğer davalının hesaplarda usulsüz işlemler yaptığı, davacılara ait bulunan 13 ayrı çek bedelini hesaplarına geçmediği, ayrıca USD ve TL olmak üzere davacılara ait paraları zimmetine geçirdiği, bu miktarlar dikkate alınarak davalı personelin mahkum edildiği, yargılama sırasında davalı bankanın 38.000 USD ve 65.400 TL'yi davacıların hesabına iade ettikleri, bu miktar itibariyle davanın konusuz kaldığı, davacılar alacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 354.544.25 TL'nin faiziyle tahsiline, 38.000 USD ve 65.400 TL bakımından davanın konusuz kaldığından bu bakımdan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5190, K. 2013/21450, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama