KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6080 E., 2012/15120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/01/2012 tarih ve 2011/192 Esas sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalılar Novartis A.G. ve Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/10/2012 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekilleri Av. .... ve Av. .... ile davalı- karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar ... ve Novartis A.Ş.vekili, davalının müvekkiline ait ALCASTA isimli ilacı referans göstererek 10.5.2011 tarihinde Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat aldığı "LUSİMA" isimli ilacın, davacılardan ... adına tescilli TR 2005/04747 sayılı patentinin ve TR 2011/06480 T3 sayılı başvurusunun koruması kapsamında olan, endikasyon, uygulama zamanı, doz rejimi ve sair hususları içerdiğini, davalının söz konusu etken maddeyi, patentlerde istemlenen şekilde, bahsi geçen ilacın hazırlanmasında kullanmak,
bu kullanım yoluyla ürünleri üretmek ve ticaret alanına çıkarmak suretiyle müvekkilinin patentine ve patent başvurusuna tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının ruhsat ile patent ihlalinin başladığından ve tecavüzün gerçekleşmesi halinde müvekkiline ait ilacın fiyatının azalacağı gibi pazar payını da kaybedebileceğinden, öncelikle KHK 151, TRIPS 50 (1) ve HMK 389 ila 392 md uyarınca dava dilekçesinde ayrıntıları açıklanan hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davanın esasına ilişkin savunması ile birlikte özellikle ihtiyati tedbir talebi yönünden, dava konusu jenerik ilaç için sadece ruhsat alındığını, geçerli bir satış izinlerinin bulunmadığını, 551 sayılı KHK'nin 75/2 maddesi gereğince ruhsat alınmasının patentten doğan haklara tecavüz teşkil etmeyeceğini, ilacın üretimi ve piyasaya sürülmesinin sözkonusu olmadığından ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiş, karşı dava olarakda, davacı-karşı davalıya ait TR 2005/04747 nolu patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve patentin üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmeini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 2.1.2012 tarihli kararı ile birinci bentte Avrupa Patent Sözleşmesi'nin yeni tıbbi kullanımların da patentlenebilirliğini öngören EPC 2000 değişikliğini kabul eden 54/5. maddesinin Türkiye’de yürürlüğe giriş tarihinin 13.12.2007 olduğu ve dolayısıyla bu tarihten önce başvurusu yapılıp işlemleri devam eden başvurular ile bu tarihten sonra yapılan başvurulara bu madde uygulanırsa da bu tarihten önce verilen patentlere uygulanamayacağı,
davaya konu olayda verildiği 2005 tarihi itibariyle ilaçların ikinci tıbbi kullanımının patentlenebilir olmaması nedeniyle patentin ne sözleşmeye nede iç hukuka göre yasal dayanağı bulunmadığından ve patent iptali davası açıldığından bu aşamada sözkonusu patente göre talep edilen tedbir talebinin reddine, ikinci bentte ise tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak tarafların tedbir taleplerinin (asıl davada başvuru yönünden) duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalılar ... ve Novartis A.Ş.vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece davacı-karşı davalıların tedbir talebinin incelenerek reddedilmiş olduğunun kararda açıklanmış bulunmasına, kararda yer alan bu açıklık karşısında mahkemenin kararının sonuç kısmında yer alan “ … tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak tarafların tedbir taleplerinin ( asıl davada başvuru yönünden) duruşmalı olarak incelenmesine, “ şeklindeki ibare usule aykırı ise de bu durumun bozma nedeni teşkil etmemesine göre davacı- karşı davalı ... ve Novartis A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6080, K. 2012/15120, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama