KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6182 E., 2013/11130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.01.2012 tarih ve 2011/449-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 10.07.2007 tarih 7 O 247/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve masraf tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6182, K. 2013/11130, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama