KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6945 E., 2012/20993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/03/2011 tarih ve 2009/330-2011/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in Akbank Hayrabolu Şubesi ile kredi sözleşmeleri imzaladığını ve diğer davalıların da çekilen kredilerin kefili olduklarını, banka tarafından davalılara hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin Akbank’tan icra dosyasını devir ve temlik aldığını, banka tarafından açılan itirazın iptali davasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, davalılardan ...’den 19.563,36 TL, davalı ...’den 4.108,20 TL, davalı ...’dan 1.267,50 TL, davalı...’den 6.591 TL ve davalı ...’dan 7.452,90 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, varlığı iddia edilen alacağın dava dışı Akbank ile müvekkilleri ..., ... ve ... arasında usul ve yasaya aykırı olarak imzalanan birleşik kredilerden kaynaklandığını, bu sözleşmelerde bankanın, krediler arasında para aktarımı yaparak müvekkillerinin borçlu olmadığı rakamlara ulaştığını, yine kredi sözleşmelerinde müvekkiline ait olmayan imzalar ile para çıkışları yapıldığını,
daha önce açılan itirazın iptali davalarında davacı tarafça davaların takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve o davalarda kredi sözleşmesi lehdarı olan bankanın alacağını ispatlayamadığını, ispatlanamayan bir alacağın temlikinin de geçersiz olduğunu, alacağın temliki şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, hesap kat tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı şirkete yapılan temliknamenin geçerli olduğu, davaya konu alacak için % 80 oranında akdi faiz, %120 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, davalı ...’ın dava tarihinden önce öldüğü ve bun nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ...’den 16.724,12 TL, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla, davalı kefil ...’den 4.157,39 TL, davalı Kefil...’den 1.337,49 TL ve davalı kefil ...’dan 8.334,90 TL alacağın tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, kredi borçlusu davalı ..., banka tarafından kredi verildiğine dair bir kısım ödeme dekontlarındaki imzaları inkar ettiğine göre, mahkemece bu savunma üzerinde durulup imza incelemesi yaptırılarak bu kapsamda diğer deliller de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6945, K. 2012/20993, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama