KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/6975 E., 2012/16055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2009/486-2011/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren M.N.M İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti'nin son müdürü, diğer davalı ...'ın ise aynı şirketin tasfiye memuru ve her ikisinin de aynı zamanda anılan şirketin ortakları olduğunu, müvekkili şirketin, yaptığı dış cephe kaplama işi nedeniyle düzenlediği 19.01.2007 tarihli, 156.281,28 TL bedelli faturadan dolayı belirtilen şirketten 13.893,70 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.893,70 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan TTK'nın tasfiyeye ilişkin hükümlerine aykırı hareket etmiş olmaları nedeniyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., herhangi bir borçlarının olmadığını, tasfiyenin ilanından sonra herhangi bir alacaklının çıkmadığını, ayıplı imalatlardan dolayı mal sahiplerinden geç ödemeler alınmasına rağmen kendi imkanları ile ödemelerin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 224., 555/5. ve 556. maddeleri de dikkate alınarak, her ne kadar tasfiyeye edilen şirkete ait bilgisayar çıktılarına göre borcun ödenmiş olduğu görülmekte ise de ödemeye dair makbuz veya belgenin sunulamadığı, davacı şirket temsilcisinin, davaya konu alacağın davalılar tarafından ödenmediği ve bu miktar alacaklı bulunduğuna dair yemin ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13.893.70 TL'nin 13.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket tasfiye memurlarının ve müdürlerinin sorumluluğundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, dava tarihinde davalıların tasfiye memuru ile müdürü ve aynı zamanda ortağı oldukları dava dışı şirketin tasfiyesinin tamamlanarak sicilden terkin olunduğu anlaşılmakla birlikte, tüzel kişiliğin sona ermesi için tüm alacakların tahsil edilmiş, borçların da ödenmiş olması ve bu şekilde tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, bu tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu,
bu hallerde terkin kaydının kaldırılması ile tüzel kişiliğin ihyası yoluna gidileceği Yargıtay uygulaması ile de benimsenmiştir. Buna göre, uyuşmazlık konusu alacağın varlığının kanıtlanması halinde tasfiyenin tamamlandığından sözedilemeyeceğinden, sicilden terkin işleminin ticaret siciline kaydı ve ilanı da hukuki sonuç doğurmaz.
Bu nedenle dava dışı şirketten alacağı olduğunu iddia eden davacının öncelikle, anılan şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep ederek bu şirket aleyhine dava açması gerekirken doğrudan davalılara husumet yöneltilmek suretiyle açılan bu davanın görüşülerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/6975, K. 2012/16055, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama