İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/7893 K.2013/9409

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 tarih ve 2010/369-2011/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2012/7893Karar2013/9409Tarih8 Mayıs 2013Okuma7 dk · 1.300 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/7893 E., 2013/9409 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.300 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 tarih ve 2010/369-2011/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ODET Ortadoğu Özel Eğitim Tesisleri Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı olan diğer davalıların ayrı ayrı hisselerinin 400.00 TL'lik kısmını müvekkiline noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesi ile devrettiklerini, devir bedellerinin ödendiğini, hisse devirlerinin davalı şirkete bildirildiğini ve pay defterine kayıtlarının talep edildiğini ancak davalı şirketin bundan imtina ettiğini, bu nedenle davalı ortaklara ihtar çekildiğini, davalı ortaklarında, ortaklar kurulunun devre muvafakat etmediğini cevaben bildirdiklerini, oysa müvekkilinin dava konusu hisseleri hukuka uygun olarak devraldığını,

davalı şirketin devre muvafakat etmemesinde haklı bir gerekçe bulunmadığını davalı ortakların da devre muvafakat etmemesinin kötü niyetlerini gösterdiğini ileri sürerek öncelikle davalı şirket ortaklar kurulu kararının yok sayılarak müvekkilinin sahip olduğu hisselerin tescil ve ilanını ,

bu talebin reddi halinde ise fazlaya ilişkin ve diğer her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 21.06.2005 tarihinde davalı ...'dan devralmış olduğunu 2.500,00 TL'lik toplam hisseden 400,00 TL ve aynı tarihte davalı ...'dan devralmış olduğu 2.500,00 TL'lik toplam hisseden 400,00 TL nominal değerli hisselerin dava tarihi itibariyle rayiç değerleri ile hisse devir tarihlerinden itibaren ödenmeyen kar paylarının, hisse bedellerinin dava tarihinden itibaren,

kar paylarının tahakkuk ettikleri tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılar ... ve ...'dan devrettikleri hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, TTK 520. maddesine göre, bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, de ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğunu, ancak ortaklar kurulunun devre muvafakat etmediğini ve bu kararın oy birliği ile alındığını, davacının hisse devir tarihinde şirket müdürü olarak çalıştığını, devrin şirkete

karşı geçerli olabilmesi için TTK'nın 520. maddesindeki şartların gerçekleşmesinin gerektiğini bildiğini, hisse devri bedeli olarak ödeme yapılmadığını, davacının ihtarı sonrası hisse devri bedeli olarak kararlaştırılan miktarın davacıya ödenmesinin istendiğini ancak davacının bu ödemeyi kabul etmediğini, bu nedenle müvekkili ortakların tevdii mahali tayini kararı alarak bu yere ödeme yaptıklarını, bu ödemenin nezaket ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirketteki müdürlük görevine son verildikten sonra böyle bir talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre.

TTK'nın 520. maddesinde düzenlenen hisse devrinin şirketin sermaye ve sayısal olarak ortaklardan en az 3/4'nün muvafakati ile pay defterine kaydedilmiş olması gerektiği halde bu yasal zorunluluğun gerçekleştirilmediği, davacının davalı şirkette daha önce müdür olarak çalıştığı, 18/02/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdürlük görevine son verildiği, buna rağmen davacının 28/09/2009 tarihli ihtarname ile talepte bulunduğu ve 26/01/2010 tarihinde işbu davayı açtığı, davalı şirkette müdür olarak görev yapan davacının TTK'nın 520.

Maddesinde düzenlenmiş olan hisse devir prosedürünü bilmesi gerektiği halde gecikmeli olarak talepte bulunmasının MK'nın 2. maddesi ile düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının ortaklık sıfatını iktisap etmediği gerekçesiyle pay defterine ve ticaret siciline ortak olarak tescili, hisselerin bugünkü rayiç değerleri üzerinden uğranılan zarar ve devir tarihinden itibaren mahrum kalınan kar paylarının avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkin taleplerinin reddine, hisse bedellerinin Vakıfbank Kavacık şubesinin ...

Sulh Hukuk Mahkemesine ait 007263875466 müşteri nolu hesabına ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/259 ve 2009/260 D.İŞ sayılı dosyalardaki 01/12/2009 tarihli tevdi mahalli tayini kararları gereğince; davalılar tarafından yatırıldığından davalı ... tarafından yatırılan 400,00 TL'nin ilgili hesaptan davacıya ödenmesine ve hisse devir sözleşmesi tarihi olan 21/06/2005'den tevdi mahalline paranın yatırılma tarihi olan 07/12/2009 tarihine kadar 400,00 TL'ye işleyecek avans faizinin davalı ...'dan,

yine davalı ... tarafından yatırılan 400,00 TL'nin ilgili hesaptan davacıya ödenmesine ve hisse devir sözleşmesi tarihi olan 21/06/2005'den tevdi mahalline paranın yatırılma tarihi olan 07/12/2009 tarihine kadar 400,00 TL'ye işleyecek avans faizinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... ve ... vekili temyiz etmiştir. 1- Davalılar ... ve ... vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcında yatırılmadığı anlaşılmakla usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığından davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3- Davacı 21.06.2005 tarihinde noterde düzenlenen senetle satın aldığı hisselerin pay defterine kaydı ile ticaret siciline kayıt ve tescilini talep etmiş, mahkemece davacının bu talebi, hisse devri konusunda ortaklar kurulu kararının olmaması ve pay defterine kayıt işleminin yapılmamış olması nedeniyle reddedilmiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nın 520'nci maddesinde gösterilen hisse devri şartlarının usulünce gerçekleşmemesi nedeniyle, davacının ortaklığının tespitine karar verilmemesi doğru ise de geçersiz sözleşmeler nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince, ödenen paranın güncellenmiş değerinin tahsiline karar verilmesi gerektiğinden ve davacı, ortaklığının tescili talebi kabul edilmediği takdirde hisselerin dava tarihindeki rayiç bedelini talep etmiş olduğundan,

davacının ödemiş olduğu meblağın dava tarihindeki güncellenmiş değeri ve ayrıca rayiç değeri tespit edilerek HUMK 74. maddesi de gözetilerek talebi aşmamak koşuluyla bir karar vermek gerekirken sadece davacının ödediği paranın tahsiline karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davalı ... ve ...'dan alınmasına, 08.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, Limited Şirket hisse devrine ortaklar kurulunca onay verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir. Limited Şirket hisse devir sözleşmesinin hüküm ve sonuçları, onay öncesinde, devreden ve devralan arasındaki ilişki bakımından bir askı dönemi ortaya çıkarmaktadır. Ortaklar kurulunun ret kararının sonucu ise o ana kadar askıda olan sözleşmenin artık hüküm doğurmayacağının anlaşılmasıdır.

Ret kararı sonucu ortak sıfatında değişiklik olmaz ve devredenin ortak sıfatı devam eder. Diğer bir ifadeyle ret kararı ile birlikte, devralanın ve devredenin amaçladıkları değişim gerçekleşmez. Ret kararı ile birlikte devir işlemi hükümsüz hale gelir, taraflar arasındaki askı durumu sona erer ve devralanın ortak sıfatını edineceği yönündeki bekleme hakkı ortadan kalkar. Ayrıca, ret kararının sonuçları kanunda düzenlenmemiştir.

Bu sebeple, özellikle, taraflar arasında hangi sonuçların doğacağı konusu, öncelikle devralan ile devreden arasındaki sözleşmeye bağlıdır. Sözleşmede özel düzenleme yoksa, onay verilmemesi sonraki imkansızlık olarak nitelendirilir ve buna göre doğuracağı sonuçlar belirlenir. Zira taraflar devir işlemini ortak sıfatının devrini amaçlayarak icra ederler. Ortaklık onay vermediğinden, devredenin sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirme imkanı ortadan kalkar.

Bu durumda devredenin ortak sıfatını devralana gecirme borcu BK m. 117'ye uygun biçimde sonlanır. Devredenin ediminin kusuru olmaksızın imkansızlaşması halinde, sözleşme geçmişe etkili olarak sona erer. Devredenin borcunun imkansızlaşması, devralanın da karşı edimini kendiliğinden ortadan kaldırır. (BK m. 117/2). İmkansızlık tarafların birinin kusuru ile ortaya çıkmadığı taktirde herhangi bir tazminat talebi de doğurmaz.

Bu ihtimalde özellikle devralan karşı edimi yerine getirdiği taktirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulur. Ancak imkansızlığa taraflardan biri askı dönemindeki davranışları ile sebebiyet vermişse sonuç değişir. Özellikle devredenin onay kararı alınamamasında kusurlu olması halinde, bundan dolayı sorumluluğundan bahsedilecektir. Örneğin devreden bizzat olumsuz oy kullanarak veya diğer ortakların ret yönünde oy kullanmalarını sağlayarak buna sebep olabilir.

Bu durumda imkansızlık kusurlu olduğundan, imkansızlığa ilişkin BK m.117 (yeni TBK m. 136) değil, borcun ifa edilmemesine ilişkin BK m. 96 vd. (yeni TBK m. 112) hükümleri uygulama alanı bulacaktır (Dr. Ertam Demirkapı Limited ortaklıkta payın devri s.347-353) Tazminat sorumluluğu kusurla bağlantılıdır.

Kısaca ret kararı ile birlikte devir işlemi hükümsüz olmakla, davacı artık ifadaki menfaatini değil, akde güvenmesi yüzünden uğradığı zararının (menfi zararının) tazmini istiyebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen hususların tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken buna olanak vermeyen müspet zararın tazminine yönelik çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/7893, K. 2013/9409, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7893
Karar No
2013/9409
Tarih
8 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/7895 K.2013/9558
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/7895 K.2013/9036
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/7895 K.2013/8043
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/7897 K.2013/8042
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/7898 K.2013/7533
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/7898 K.2013/8041

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.