KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8119 E., 2012/11372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 gün ve 2006/999-2009/110 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/09/2011 gün ve 2010/950-2011/10235 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bankada bulunan (177) no’lu kiralık kasasının 1995 yılında bir müşterinin yaptığı yanlışlık sonucu kırılarak açıldığını, içindekilerin müvekkiline ait olduğunun anlaşılması üzerine müvekkilinin çağrıldığını ve tüm eşyaları tamam olarak (117) no’lu kasanın müvekkiline tahsis edildiğini, 1999 Düzce depreminde davalı bankanın Düzce Şubesi’nin yıkılması üzerine diğer kasaların Bolu’ya taşındığı halde müvekkiline (177) no’lu kasanın kendisine ait ve boş olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kasasının numarasının (117) olduğunu söylemesi üzerine bu kez (117) nolu kasanın kimse adına işlem görmediğinin bildirildiğini,
oysa (117) no’lu kasa anahtarının halen müvekkilinde olduğunu ve bu kasada toplam 11.750 TL. değerinde kişisel mücevheri bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına kayıtlı kasanın (117) no’lu değil, (177) no’lu kasa olup davacıya ait kasa içinde hiçbir kıymetli eşyanın bulunmadığını, kasaların depremden sonra yetkili makamlar huzuru ile açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 01.05.2006 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının elinde bulunan 117 nolu anahtarın yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı bankanın orijinal emanet kasa anahtarı olduğunun anlaşıldığı, davalı banka tarafından emanet kasa içinde bulunan eşyanın korunmasının taahhüt edildiği halde bunun yerine getirilemediği,
davacının kasa içinde bulunan altınlarının değerinin kuyumcu, sarraf ve mücevherciler derneğinden gelen yazı ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 11.750 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.09.2011 günlü ilamıyla davalı aleyhine hükmedilen harç yönünden karar davalı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8119, K. 2012/11372, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama