KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8215 E., 2012/12938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2011 tarih ve 2007/1052-2011/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Güneydoğu Yağ Sanayi A.Ş.’nin %55.439 hisse ile ortak olduğunu, şirketin diğer ortaklarından davalının, yağ fabrikasında mevcut 200 ton ham yağı şirketten habersiz rafine ettirip satarak parasını zimmetine geçirdiğini, bu eylemin müvekkili idareyi zarara uğrattığını, davalının yönetim yetkisini kötüye kullanarak kendisine haksız menfaat temin ettiğini ileri sürerek, uğradığı tüm zararının tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vergi mahkemesindeki davanın müvekkilinin lehine sonuçlandığını ve ağır ceza dosyasından beraat etiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu 200 ton yağın 2002 yılında bozulduğunun Şanlıurfa İli Halk Sağlığı Laboratuarı raporları ile sabit olduğu, bozuk yağın 2002 yılı içerisinde sabun üretimi yapanlara satıldığının anlaşıldığı, bozulan ham yağın satış fiyatının 300,00 TL olduğu ve satıldığı iddia edilen bozuk ham yağ bedelinin kayıtlara geçirilmediğinden davacının zararının mevcut olduğu, dava konusu yağın bedeli 60.000,00 TL olarak kabul edildiğinde davacının %55,439'lik hissesine düşen 33.253,40 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen davacının dolaylı zararı için iş bu şekilde, yani zararın şirket yerine kendisine ödenmesi talebiyle dava açmasının mümkün bulunmamasının, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi teşkil etmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8215, K. 2012/12938, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama