KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/8235 E., 2012/20488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2011 tarih ve 2009/147-2011/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.01.2008 ila 31.12.2008 tarihlerini kapsayan "İşyeri Sağlık Hizmetleri Sözleşmesi"nin imzalandığını, sözleşmede süre bitiminden 30 gün önce sözleşmenin yenilenmeyeceğinin ihbar edilmemesi durumunda bir yıl süre ile yenilenmiş sayılacağının kabul edildiğini, ayrıca sağlık hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemesi halinde ihlalin 15 gün içinde düzeltilmesinin isteneceği, düzeltmenin yapılmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiği, süresinde fesih yapılmadığından sözleşmenin 31.12.2009 tarihine kadar uzatıldığı,
davalının asılsız bir şikayet üzerine 31.01.2009 tarihi itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, 2009 yılı ocak ayı için düzenlenen faturaya davalının itiraz ettiğini belirterek uğradıkları bir yıllık zararın karşılığı olarak şimdilik 7.713,00 TL'nın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının ihmallerinin süre verilmesine imkan vermeyecek derecede ağır olduğunu, davacının hizmet verdiği revirde yapılan denetimde oksijen tüplerinin boş olduğunun, ilaç ve sağlık malzemelerinin son kullanma tarihlerinin geçtiğinin, eksik personel çalıştırdığının, müvekkil çalışanlarının muayenesinin eksik yapıldığının, temizliğin gereği gibi yapılmadığının tespit edildiğini, davacı tarafından istihdam edilen doktorun iş için kendisine verilen malzemeyi asıl işyerine götürdüğü gibi 15.01.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasında işe gelmeyerek hizmeti aksattığını,
davacının yerine başka doktor da göndermediğini belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında da karşı davalının tıbbi atıklarla ilgili mevzuata uymadığından idare tarafından kendilerine para cezası kesildiğini, bu cezanın 240.750,00 TL olarak müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşmenin 5.3 maddesi uyarınca rücu haklarının olduğunu belirterek şimdilik 15.000,00 TL'nın karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin bitiminden 30 gün önce taraflarca fesih edilmediğinden kendiliğinden 1 yıl süre ile uzadığı, sözleşmeye göre sarf malzemelerinin davacı tarafça temin edileceği, işyerinde miadı dolmuş ilaç ve malzeme bulundurmamasının gerektiği, oksijen tüpünün boş olduğu, bunların bir kusur olduğu, işyeri hekiminin 24 saat işyerinde bulunmadığının sabit olduğu, doktorun raporlu olduğu dönemde davacının yeni doktor görevlendirmediği, davalı şirketin ağır sanayi alanında faaliyet gösterdiği, iş kazalarının ciddi boyutta olması ihtimalinin yüksek olduğu,
davacı personeli olan doktorun 7 gün rapor almasını müteakip yerine görevlendirme yapılmamasının ağır kusur olduğu, bu durumda davalıdan ihtar çekerek eksikliğin 15 gün içinde giderimesinin istenmesinin doğru olmadığı, bu itibarla davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı sebebe binaen olduğu, dolayısıyla hak mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı ancak 15 gün bilfiil yapılan hizmet nedeniyle mukabil alacağa hak kazandığı,
davalıya kesilen idari para cezasının ise denetim tarihinde tıbbi atıkların bertarafı hususunda sözleşmede davacı-karşı davalıya bir mükellefiyet yüklenmediği gerekçeleriyle asıl davada Davacının iş yeri sağlık hizmetleri sözleşmesinin haksız feshinden dolayı açtığı davanın reddine, Davacının çalıştığı döneme ait isteminin kısmen kabulü ile.
3.856,50 TL'nın 09.03.2009 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8235, K. 2012/20488, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama