İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/8547 K.2012/17065

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2010 tarih ve 2004/430-2010/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi…

Esas2012/8547Karar2012/17065Tarih31 Ekim 2012Okuma4 dk · 774 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/8547 E., 2012/17065 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2012
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

774 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2010 tarih ve 2004/430-2010/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı banka vekili asıl davada, davalılardan ...'ın, davacı banka ile dava dışı Sezginler Gıda Sanayi ve Ticareti A.Ş arasında imzalanan kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun tahsili için borçlular ve kefiller hakında yapılan takibin kesinleştiğini, takip borçlusu müflis şirket ile davalı kefilin malvarlıklarının alacağı karşılamadığını, ancak davalının borç ilişkisinin devamı sırasında ünvan değişikliklerinden sonra nihai olarak TND Gıda ve Temizlik Maddeleri Dağıtım A.Ş ünvanını alan dava dışı şirketteki hisselerini muhtelif tarihlerde yakınları olan diğer davalılara devrettiğini,

hisselerini devretmiş görünmekle birlikte davalının şirket müşaviri sıfatıyla birinci derece imza yetkilisi olarak şirkette söz sahibi bulunduğunu, hisse devirlerinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla hileli olarak yapıldığını ileri sürerek,

davalının dava dışı şirketteki hisselerinin devir ve satışlarına ilişkin tasarrufların iptalini, söz konusu hisseler üzerinde davacıya cebri icra yetkisi tanınmasını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise davalı ...'ın malvarlığını gizlemek amacıyla sermaye artırımı nedeniyle sahip bulunduğu rüçhan hakkını kanunun emredici kurallarına aykırı olarak kullanmadığını, bahsi geçen hisselerin diğer davalılarca alındığını, yapılan işlemin inançlı işlem olup, hisselerin gerçekte davalı ...'a ait olduğunu ileri sürerek davayı Nam'ı Müstear davası olarak ıslah etmiştir.

Davacı vekili birleşen davada ise, davacı bankanın borçlusu ...'ın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla sermaye artırımı sonucu rüchan hakkı sahibi bulunduğu hisselerden feragat ederek, söz konusu hisselerin annesi ve kız kardeşlerine devredilmesini sağladığını, rüchan hakkından feragatın geçersiz olduğunu, davalı şirketin de bu işlemlere taraf olduğunu ileri sürerek, borçlu hissedar ...'ın tasarruf işlemlerinin gerçekte hiç yapılmadığından hisselerin haczi ve satışın istenmesi suretiyle alacağın tahsiline imkan verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar Burak ve ... vekili,davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından başlatılan takibin davalı ...'ın itirazı üzerine durduğunu, açılan itirazın iptali davasının ise derdest olduğunu, iddianın aksine davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığı gibi, itirazın iptali davasının sonucunun da beklenmesi gerektiğini, dava dışı şirketin sermayesinin 1999 yılında 5.000 TL'den 250.000 TL'ye çıkartıldığını, artırılan sermayenin 2. apel ödemesinin 29.08.2002 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının sermaye artırımında taahhüt ettiği miktarın 2. apel ödeme tutarı 33.750 TL olup,

bu miktarı ödeyemeyeceğini anlayan davalının yazılı olarak sermaye artırımından doğan rüçhan hakkından feragat ettiğini, şirket yönetim kurulunca 2. apel miktarına isabet eden hisse miktarı kadar davalının ortaklık payının ıskat edildiğini, açıkta kalan bu hisselerden 22.515 hissenin diğer davalılardan ... tarafından alındığını, ortada davalı tarafından yapılmış bir hisse devrinin bulunmadığını, zaten davacının müvekkilinin şirketteki hisselerini bahsi geçen takipte haczettirdiğini, ıslaha muvafakatlarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalılar Burçin Elmas ve ... vekili, müvekkillerine yapılmış bir hisse devri bulunmadığını savunmuştur.

Birleşen davanın davalısı TND Gıda ve Temizlik Maddeleri Dağıtım A.Ş vekili, yetki ve husumet itirazı ile zamanaşımı savunmasının yanı sıra, dava konusu edilen hisselerin hiçbir zaman borçlu hissedarın malvarlığına girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, benimsenen bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen payların halen davalı ...'a ait olduğu, davalıya ait payların diğer davalılara verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının BK'nun 19., ve 20. maddeleri ile TTK'nun 408. maddesi gereğince geçersiz olduğu, geçerli bir pay devri bulunmadığından nam'ı müsteardan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, dava konusu payların davalı ...'a ait olduğunun tespitine, geçerli bir tasarruf işlemi bulunmadığından asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacının borçlusu olan davalı ...'ın, davalı şirketteki hisselerini davacı alacaklıdan kaçırmak amacıyla diğer davalılara devrettiği iddiasıyla tasarrufun iptali şeklinde açılmış, yargılama sırasında nam'ı müstear olarak ıslah olunmuş, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece bir yandan davalının rüchan hakkından feragatinin geçersiz olduğu, dolayısı ile anılan hisselerin davalının malvarlığında bulunduğu, ortada geçerli bir pay devri bulunmadığından nam'ı müsteardan da söz edilemeyeceği kabul olunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmişken, diğer taraftan bu hükümle çelişecek şekilde bir tespit hükmü kurulmuştur.

HUMK.nun 388 nci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, birbirine sıkı sıkıya bağlı olan hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın resen bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın reesen BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazan nedenlerle mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/8547, K. 2012/17065, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/8547
Karar No
2012/17065
Tarih
31 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/8547 K.2012/30029
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8548 K.2012/11365
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/8548 K.2012/14343
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/8548 K.2012/11904
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/8549 K.2012/10327
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/8550 K.2012/14344

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.