KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9153 E., 2012/13871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 gün ve 2008/87-2010/148 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/04/2012 gün ve 2010/13526-2012/5282 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmışlık vasfı bulunan EVYAP ibareli 1967/102549 sayılı markanın sahibi olduğunu, 1969 yılından bu yana temizlik ve kozmetik ürünleri sektöründe EVYAP ayırıcı işaretini taşıyan ticaret unvanı ile faaliyette bulunduğunu, davalının 18.11.2005 tarihinde gerçekleştirdiği EVYAPAR ibareli 2005/49653 sayılı 35/1-8. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna itirazda bulunduklarını, ancak önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak YİDK tarafından 2008/M-15 sayılı kararla itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırıcı unsurunun EVYAPAR ibaresi olduğunu, iştigal mevzuu içerisinde her türlü ev eşyasının alım, satım, imalât ve ithalât hizmetlerinin bulunduğunu, uzun yıllardan bu yana EVYAPAR tanıtıcı işareti ile mağazacılık hizmeti de sunduğunu, bunun yanında EVYAPAR ibareli 20, 21 ve 27. sınıf emtiaları içeren, 2004/24516 sayılı ticaret markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin başvurusunun konusu olan işaret ile davacının marka ve ticaret unvanının ortalama tüketici kitlesi tarafından ilişkilendirilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin başvuru kapsamında yer almadığı, davacının marka ve ticaret unvanı ile davalının ticaret unvanının 2003 yılından bu yana, markasının ise 2004 yılından bu yana karıştırılmaksızın eşzamanlı biçimde kullanıldıkları, piyasada ayrı ayrı tutundukları gerekçesiyle, davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/04/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9153, K. 2012/13871, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama