KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/9725 E., 2013/13980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2011 tarih ve 2010/166-2011/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.01.2009 tarihinde “Mirror cafe de Paris” markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, diğer davalı ...’in 91/002665 sayılı “a....”, 99/020162 sayılı “a.... t.m şekil”, 90/011031 sayılı “abdullah...”, 93/003393, 93/004733, 99/020163 sayılı “cafe de Pari”, 94/009293 sayılı “enrticate” markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz üzerine TPE YİDK’nın müvekkilinin başvurusunu kısmen reddettiğini, müvekkilinin marka başvurusu ile kısmi redde gerekçe gösterilen markanın benzerlik arzetmediğini, müvekkilinin markasının esas unsurunun Mirror ibaresi olduğunu,
“cafe de Paris” ibaresinin tali unsur olduğunu, kaldı ki, “cafe de paris” ibaresi ile “cafe de pari” ibarelerinin de farklı olduğunu, “cafe de paris” ibaresinin bir sos adı olup herkes tarafından kullanıldığını, 43. sınıf yiyecek içecek sağlama hizmetlerinde ayırt ediciliğinin bulunmadığını, herkesin kullanımına açık jenerik bir ibare olduğunu, nitekim bu ibarenin farklı eklerle farklı kişiler adına tescil edilmiş olduğunu, Mirror ibaresinin 26.04.2002 tarihinde müvekkili adına 2002/09686 numara ile marka olarak tescil edildiğini, dava konusu başvurunun da bu markanın serisini oluşturduğunu,
dolayısıyla müvekkilinin başvuru konusu işaret üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin 8 yıldır kullanmakta olduğu markasının KHK. m. 8/4 anlamında tanınmış bir marka olduğunu, davalı ...’in itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, 99/020162 sayılı “a.... t.m şekil”, 90/011031 sayılı “abdullah...”, 93/003393, 93/004733 sayılı sayılı “cafe de Pari”, 94/009293 sayılı “enrticate” markalarının MÜDDET olup, davalının üzerlerinde hak sahipliğinin kalmadığını, bu markalara dayanılarak yapılan itirazın kötü niyet taşıdığını,
Kartal FSHCM’nin 2010/21 ve 2010/447 E . sayılı dosyalarında alının bilirkişi raporlarında müvekkilinin markasının davalının markalarına tecavüz teşkil etmediği ve haksız rekabete de yol açmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve müvekkilinin 2009/01404 sayılı başvurusunun 43. sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” kapsamında da tescil edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 2007/55479, 99/20163 ve 149398 nolu markaların sahibi olduğunu, davalı markasında “cafe de Paris” ibaresinin ön plana çıkarıldığını, davacı şirket yetkilileri hakkında hukuk ve ceza davaları açılmış olduğunu, müvekkilinin markasının jenerik bir isim olmayıp, serbestçe herkes tarafından kullanılmadığını, söz konusu ibareyi içeren başvurulara karşı hukuki mücadele ettiklerini; savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya ait 2009/01404 numaralı marka başvurusu ile davalının itiraza dayanak markalarından 99/020163 ve 91/002665 (149398) sayılı markalarının karışıklık yaratabilecek ölçüde benzer olduğu, davacıya ait marka başvurusu kapsamında yer alan “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” ile davalının anılan markalarının ilişkin oldukları mal ve hizmet gruplarının aynı/benzer olduğu, davacının marka başvurusunun, ilişkin olduğu 43. sınıf “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” açısından 556 sayılı KHK.m.8/1-b anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, TPE YİDK’nın 2010-M-2623 sayılı kararının iptali koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/9725, K. 2013/13980, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama