KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/975 E., 2012/15684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2011 tarih ve 2007/183-2011/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalının atık madeni yağ satışı ve nakliyesi nedeniyle davacıya olan borcunu ödemediğini, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin de davalının haksız itirazıyla durduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya bu miktarda ve likit borcu bulunmadığını, davalının mal teslimini ispatlaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının faturalara konu atık yağın taşımasını yapıp davalıya teslim ettiğini belgelerle ispatlayamadığı, yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir,
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satım bedeli ve navlun ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir
Mahkemece, fatura konusu malların taşınıp davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacı taraf diğer delillerinin yanı sıra, fatura konusu malın davalıya teslimine ilişkin beş adet teslim formu sunmuş, mahkemece de bu belgelerde imzası bulunanların şirket adına mal teslimine yetkili olup olmadıkları hususunda davalı tarafın isticvabına karar verilmiştir. Davalı isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya gelip beyanda bulunmadığından, belgelerde imzası bulunan kişilerin davalı adına mal teslimine yetkili bulunduklarının kabulü gerekir. Mahkemece bu durum nazara alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/975, K. 2012/15684, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama