KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1171 E., 2013/17894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.05.2012 tarih ve 2009/164-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ganyan bilet satışlarını kredi kartı aracılığı ile sattığını, 17 Ocak 2000 tarihinde davalı tarafından tahsil için onay verilen bedelin bankaca bloke edilerek ödenmediğini, bankanın oyalama amacı güdüp kredi kartının çalıntı olduğunu söyleyerek ödemede direnme gösterdiğini, davalının dolandırıcılık suçlaması ile müvekkili hakkında şikayetçi olduğunu ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürerek, 15.400,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait işyerinde manyetik alan kopyalaması sureti ile üretilmiş sahte kartlar kullanıldığını, yapılan işlemlerin şüpheli görülüp ilgili birimin yaptığı araştırma sonrası işlem yapılan kartların sahte, kartlarla gerçekleştirilen işlemlerin dolandırıcılık olduğunu saptandığını, davacının hesabına bloke konularak kart sahibi yabancı bankalardan bilgi istendiğini, gelen cevaplarda kartların sahte, yapılan eylemlerin de dolandırıcılık olduğunun bildirildiğini, konu ile yapılan şikayet sonrası davacı tarafın dolandırıcılıktan hüküm giydiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kullanılan her iki kredi kartının da yabancı bankalarca verilen kredi kartı olması, her iki kredi kartının da arka arkaya ve kısa zaman dilimi içinde birden çok defa kullanılmasında üye işyeri davacının sözleşmenin kendisine yüklediği, özen borcu gereği şüphelenerek araştırma yapması gerekirken hiç bir şüpheye ve araştırmaya gerek görmemesinin özen borcunun ihlali anlamına geldiği, dosyada mevcut Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2000/380 Esas, 2004/134 Karar sayılı olup Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2009/4106 Karar sayılı ortadan kaldırılması kararı ile sonuçlanan davada davacının dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya davalı Banka tarafından tahsis edilen pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı banka, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerine ilk önce onay vermiş, daha sonra kullanılan kredi kartlarının sahte olduğu iddiası ile hesaba bloke koymuş ve ödeme yapmamıştır.
Davalı banka, harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından bloke edilen dava konusu para "chargeback" işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, uyuşmazlık konusu harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir changeback işlemi olup olmadığı ve davalı Bankanın bu işlem sonucunda davadışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa iade edip etmediği, paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1171, K. 2013/17894, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama