KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1253 E., 2013/17307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.09.2012 tarih ve 2010/166-2012/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “MAURERS KRAUTERGARTEN+şekil” markasını kullandığını, markanın şekil kısmının aynı zamanda eser niteliğinde olduğunu, davalının markasının sözel ve şekil kısmından oluşan markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini iddia ederek 556 sayılı KHK 8/3, 8/5, 7/1-i ve 8/4 maddesi gereğince davalı adına tescilli 2007/13956 ve 2009/33784 nolu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının Türkiye'de tescilli ve tanınmış olmadığını, şekil unsurunun da eser vasfında olmadığını, müvekkilinin markanın gerçek sahibi olduğunu ve markasına yatırım yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmaya ve tüm deliller itibariyle, dava konusu markanın önceye dayalı kullanım hakkının davacıda olduğu, yurt dışındaki tescil ve kullanımının daha önceye dayandığı, Türkçede bir anlamı olmadığı halde davalının, markanın hem sözel kısmını hem de orijinal figürünü aynen alarak davacının markasının piyasadaki bilinirliğinden yararlanmak için kötü niyetle tescil ettirdiğinin anlaşıldığı,
davacının Türkiye'deki öncelik hakları nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesiyle öngörülen tescilsiz marka haklarına ve Paris Konvansiyonu'nun eşit muamele prensibine dayanarak ve ayrıca kötüniyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkı bulunduğu, dava dilekçesinde belirtilen ürünler ile davacının ticari faaliyet ve yurt dşında tescilli markalarının kapsamındaki ürünlerin benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunun anlaşılmasına ve bu hususun hakimin hukuki bilgisiyle çözümünün de mümkün olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1253, K. 2013/17307, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama