KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1254 E., 2013/17308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/10-2012/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacının ...... ... Cafe, ... Büfe ve ... ibarelerinden oluşan 43. sınıflar için tescilli markaların bulunduğunu ve yoğun yatırımla markaları tanınmış hale getirdiğini, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak için ''Mıstık ... büfe'' markasını 43. sınıflar için tescil ettirdiği ve yine davalıya ait www....bufe.com adlı internet sitesini kullandığını öne sürerek 2006 07093 nolu markanın 43. sınıf için hükümsüzlüğü, internet sitesini kullanımının önlenmesini ve müvekkiline devrini bu kabul edilmezse alan adının terkinini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili mahkemenin görevli olmadığını müvekkilinin Mıstık ... markasını 2004 yılında davacının başvurundan önce tescil ettirdiğini, markanın logoyla kullanılması nedeniyle karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, internet sitesini müvekkili tarafından alınmayıp başka bir kişiden satın aldığını, davacının internet sitesinin bulunmadığını ayrıca müvekkilinin iş yaşamında sadece Mıstık ... 1964 markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmaya göre davalı vekilinin 21/02/2012 tarihli listesi ekinde sunduğu ticaret sicil gazetesinden ... BÜFE ibaresini ünvan olarak da kullandığı, ulusal gazete ve internette yoğun olarak kullanıldığı ve reklam ve tanıtımının yapıldığı, davacının sunduğu delillerden 2011 den itibaren marka ile ilgili kapsamlı yatırımlara başladığı,
''...'' ibaresinin ilk tescilinin fiili bir kullanıma dayanmadığı ibarenin popülerlerleşmesi nedeniyle 3.şahıslara tescil edildiğinin anlaşıldığı,... ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 7. maddesi anlamında coğrafi isim olup bu ibareyle kullanılan diğer unsurlara göre markaların benzerliğinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının markası, ...... büfe olup davalınınki ise beyaz zemin üzerinde yer alan logo ile kırmızı zemin üzerine mavi harflarle yazılı MISTIK ...
BÜFE ibarelerinin yer aldığı 2 parçalı bir dikdörtgen biçiminde olduğu, her 2 markanın bütünsel görünümleri birbirinden tamamen farklı olup ayırt ediciliği olmayan ... dışında ortak hiç bir unsur bulunmadığı, davacının ...
Büfe ibareli marka başvurusunun ise davalının marka başvurusundan sonra olduğu, davalının bu markayı 2004 yılında tescil ettirdiği markasının serisi olarak tescil ettirdiği, markalar arasında karışıklığa yol açıcı benzerlik bulunmadığından ve yaygın kullanılan coğrafi isim olan ... ibaresinin ayırdediciliği zayıf olduğundan orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçelerine yer verilmek suretiyle gerçek kişiye karşı açılan davanın esastan reddine, tüzel kişiye karşı açılan davanın ise husumetten reddine, davacının sair istemlerinin de esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1254, K. 2013/17308, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama