KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1274 E., 2013/18858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2012/353-2012/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 09.06.2011 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığını, sonradan Kamu İhale Kurumu kararı gerekçe gösterilerek 09.08.2011 tarihinde ihalenin iptal edildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak sözleşme pulu, komisyon karar pulu, KİK payı bedeli, yine teminat mektubuna ilişkin olarak bankaya komisyon ücreti ödendiğini, sözleşme imzalanması nedeniyle güvenlik personeli için elbiseler alındığını, ziyaretçi kayıt defteri bastırıldığını, olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiğini, davalının kusuru ile ihalenin iptal edildiğini ileri sürerek, 38.110,54 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan ihale iptal tarihi olan 09.08.2011 tarihinden itibaren resskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihaleyi Kamu İhale Kurumu'nun iptal ettiğini, ödenen tuturların vergi dairesi ve KİK uhdesinde kaldığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ihale kesinleşmeden davacı ile sözleşme imzalandığı, davacıda güven oluşturulduğu, geri dönüşümü mümkün olmayan zararlardan davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.491,44 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava hizmet sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmişdir Oysa, 818 sayılı BK'nun 49. maddesinde belirtilen koşulların somut olayda oluştuğundan söz edilemez. Sözleşmenin feshi tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Bu itibarla, mahkemece davacının manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1274, K. 2013/18858, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama