KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1399 E., 2013/18837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2011/858-2012/472 ayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, çorap üreticisi olan müvekkilinin İngiltere’deki ... Ltd.
Firmasına gönderdiği 658 koli çorabın kara yolu ile nakliye işinin davalı tarafından yapıldığını, mal teslim edilmeden, aracın alıcı şirket önünde park ettiği esnada araçtan 272 koli yükün çalındığını, sigorta eksperi tarafından zararın 30.657,68 GBP olarak hesaplandığını, davalıdan zararın tazmininin talep edildiğini, ancak zararın karşılamadığını, davalının sigortacısı ...'nin de CMR Sorumluluk Sigortası Özel Şartlarının 5/13 maddesinde belirtilen, bekçili , güvenlikli park yerinde yada IRU tarafından belirlenmiş park mahallerinde konaklama yapılmadığı gerekçesi ile zararı ödemeyi reddettiğini,
müvekkilinin zararının tazmini için 20.07.2011 tarihinde Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5787 nolu dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, davalının yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini,zararın doğduğu 05.01.2011 tarihi esas alınarak temerrüt faizi talep edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya ilişkin uyuşmazlığın CMR Hükümleri kapsamında çözümlenmesi gerektiğini, müvekkilinin uluslararası kara taşımacılığı yaptığını, bu faaliyetinden doğacak riskleri için ...'ne CMR sigortası yaptırdığını, dava konusu olayın ihbar edilmesine rağmen sigortacının ödeme talebini reddettiğini, oysa davacı zararının sigorta teminatından karşılanması gerektiğini, çalınan malların değeri ve ödenmesi gereken tazminat ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirmenin müvekkiline bildirilmediğini, CMR'de taşıyıcının sorumluluğu, talep edilecek tazminat, bu tazminata uygulanacak faiz oranlarına ilişkin düzenlemelerin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bu hükümlere göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıyıcının yükleme yerinde taşınmak üzere teslim aldığı malı aynen varma yerinde teslim edemediği, CMR sözleşme hükümlerine göre taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarabilecek bir halin oluşmadığı, hırsızlık olayının gerçekleştiği 05.01.2011 tarihi itibariyle çalınan çorap emtiasının değerinin 3.369,05 kg X 8.33 =28.064,18 SDR olduğu davacının talebini davalı taşıyıcıya yazı ile 11.01.2011 tarihinde bildirdiği, bu tarihten takip tarihi olan 20.07.2011 tarihine kadar CMR 27/1 maddesine göre yıllık %5 oranında faiz işletildiğinde 730 SDR işlemiş faiz hesaplandığı,
GBP karşılığının ise 28.040,88 GBP asıl alacak, 729,83 GBP işlemiş faiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin toplam 28.770,71 GBP alacak üzerinden devamına, bu miktarın içerisindeki asıl alacak 28.040,88 GBP'ye takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, CMR Konvansiyonu kapsamında karayolu ile eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, çorap üreticisi olan müvekkilinin İngiltere’deki firmaya gönderdiği 658 koli çorabın kara yolu ile nakliye işleminin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, mal teslim edilmeden, aracın alıcı şirket önünde park ettiği esnada araçtan 272 koli yükün çalındığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, özel çekme hakkı değerinin (SDR) iki farklı şekilde hesaplandığı, bilirkişi raporundaki söz konusu çelişki giderilmeksizin mahkemece hüküm kurulduğu, karar gerekçesinde ise hükme esas alınan özel çekme hakkı miktarının hangi sebebe dayalı olarak belirlendiğine açıklık getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazlar göz önüne alınarak, rapor içerisindeki söz konusu çelişkili giderildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1399, K. 2013/18837, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama