KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1417 E., 2013/17818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.11.2011 tarih ve 2011/300-2011/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29.03.2007 tarihli Köln/Bonn-İstanbul seferini yapan THY uçağına yolcu olarak bindiğini, bu seyahatte bağajının kaybolduğunu, 10.05.2007 tarihinde davacının ihtar ve ihbar dilekçesi verdiği, gelen cevapta kaybolan eşyalara karşılık toplam 530,96 YTL ödeneceğinin bildirildiğini, ancak davacının asgari maddi zararının 5.651,00 Euro ve 500,00 Riyal olduğunu, davalının Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 126.maddesi uyarınca sınırsız sorumlu olduğunu, müvekkilinin bagajda akrabalarına aldığı hediyelerin bulunduğunu tüm özel eşyalarının kaybolduğunu, bu durumun elem ve üzüntüye sebep olduğunu ileri sürerek, 5.000,00 YTL maddi, 10.000,00 YTL manevi tazminatın uçuş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise ihtilafa Varşova-Lahey Protokolü uygulanması gerekeceğinden davalının sorumluluğunun sınırlı olacağını ancak gerçek zararı talep edebileceğini, BK 49'daki koşulların gerçekleşmemesi nedeniyle manevi tazminat isteğinin de şartlarının oluşmadığını, Varşova/Lahey Konvansiyonu hükümleri gereğince hesaplanan 400 USD karşılığı 530,96 YTL'nin davacıya teklif edildiğini, faizin de ancak karar tarihinden itibaren istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 11.10.2010 tarih, 2009/4163 E. 2010/10055 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilk hükümde verilen maddi tazminata ilişkin kararın kesinleştiği, manevi tazminata karar verilebilmesi için hukuka aykırılık yanında kişilik haklarına açıkça bir saldırının da bulunması gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı yönünden manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminata yönelik olarak verilen ilk karar kesinleşmekle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1417, K. 2013/17818, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama