KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1421 E., 2013/18247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/10/2012 tarih ve 2012/98-2012/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret ünvanının 16.02.1982 tarihinde, davalının ticaret ünvanının ise 27.02.2008 tarihinde tescil edildiğini, davalı tarafça iltibasa meydan verecek şekilde ünvan kullanıldığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve davalının ticaret ünvanının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faaliyet alanlarının davacı şirket faaliyet alanlarından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ticaret ünvanları tescil ve ilana tabi olduğundan makul süre hesabında bu durumun da nazara alınması gerektiği, makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeniyle hak kaybının oluşacağı, davalının ticaret ünvanını 13/12/1993 tarihinde tescil ettirdiği, davanın ise yaklaşık 15 yıl sonra 09/05/2008 tarihinde açıldığı,
davalının ticaret ünvanının tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından uyuşmazlık konusu ticaret ünvanının kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle bu davanın açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırılık oluşturduğu, bu kadar uzun süre kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının terkininin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1421, K. 2013/18247, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama