KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/16214 E., 2014/5127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada verilen 13.05.2013 tarih ve 2012/29-2013/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının tescil için yaptığı başvuruya müvekkili markası ile iltibas yaratacağı gerekçesiyle itiraz ettiklerini ancak kararı ile itirazlarının nihai olarak kısmen reddedildiğini ileri sürerek kararının iptalini ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin ibaresi üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında davalının markasını 5 yıldır kullanmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı marka başvurusunda bırakılan mal ve hizmetler yönünden davalının sayılı ibareli markası sebebiyle kazanılmış hakkı bulunduğu,ibaresinin her iki markanın da asıl unsuru olduğu bu nedenle davalının seri marka yaratmak amacıyla müktesep hak taşıdığı, karşı davada davalının marka kullanımına ilişkin olarak gösterdiği faturaların ciddi bir kullanım yaratmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../... -2-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/16214, K. 2014/5127, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama