KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/1777 E., 2013/17738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2012 tarih ve 2011/247-2012/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gülenay Erşan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/53109 sayılı ve ''Matmazel Peruk'' ibareli başvurusuna, davalının KHK'nın 8/1. maddesi uyarınca 97/17014,2007/42152 ve 2007/42153 sayılı ''MATMAZEL'' unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE tarafından kısmen kabul olunarak 26. sınıftaki bazı malların başvurudan çıkartıldığını, müvekkilinin takma saç ve peruk işiyle uğraştığını, markayı bu alanda tanıttığını, ancak bu tür mallar yönünden başvurunun reddine akrar verildiğin, oysa davalının bu tür mallarla iştigalinin bulunmadığını, müvekkili markası ile davalı şirket adına tescilli marka arasında iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptalini ve tescil işlemlerinin devamına akrar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markası ile müvekkilinin markaları arasında üst düzey benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, taraf markalarının bütüncüllük ilkesi kapsamında ve ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre karşılaştırıldığında, görsel ve sesçil olarak markalar arasında yüksek düzeyli bir işaretsel benzerlik bulunduğu, başvurudan çıkartılan 26. sınıftaki mallar ile davalı adına çok daha önceden tescilli olan markaların 03,09,14 ve 16. sınıftaki bazı malları ile ilişkili ve bağlantı kurdurma ihtimali bulunan mallar olduğu, davacının tescil öncesinde markayı yoğun bir şekilde kullandığı iddiasını ispatlaytamadığı, buna karşın davalı şirketin tüm ülkede yaygın bir şube ağı ile belirli ölçüde tanındığı, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1777, K. 2013/17738, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama