KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3547 E., 2013/18889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/02/2012 tarih ve 2010/862-2012/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzaladığını,... adlı müşterinin 02.09.2006 tarihinde kredi kartı ile 1.836 TL’lık alışveriş yaptığını, davalı bankanın provizyon vermesi üzerine müşterinin imzası alınarak işlemin gerçekleştirildiğini, 1.836 TL’nın davacının hesabına yatırıldığını, müşterinin şikayeti üzerine bankanın müvekkili şirketten işleme ait belgeleri istediğini, müvekkilinin belgeleri ibraz etmesine rağmen hesabındaki paranın çekildiğini, müşterinin sahtecilik ve hırsızlık gibi bir iddiasının bulunmadığını, alışverişin yapıldığının müşteri imzası ile tastik olunduğunu,
sliplerin net olmamasının işlemin iptalini gerektirmediğini, kredi kartları merkezinin kayıtlarının esas olduğunu ileri sürerek, 1.836 TL’nın ihtar tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı işyerinden kart hamilinin itirazı nedeni ile belge talebinde bulunduğunu, ancak süresi içerisinde gerekli belgeler sunulmadığından karşı banka (kart hamilinin bankası) tarafından 11.10.2006 tarihinde para talebinde bulunulduğunu, davacının istenen belgeleri ibraz etmemesi nedeni ile davacıya 19.10.2006 tarihinde son uyarı yapıldığını, ancak yine müşteri imzasını içeren okunaklı slip-harcama belgesi sunulmadığından 01.11.2006 tarihinde üye işyeri sözleşmesi gereği dava konusu tutarın davacı hesabına borç kaydedildiğini, kart hamili bankaya da ödeme yapıldığını,
5464 sayılı Kredi Kartları Yasası’nın 19.maddesi ve üye işyeri sözleşmesinin 12.4/2 maddesine göre üye işyerinin müşteri imzalı harcama belgelerinin (sliplerin) müşteri imzasını içeren nüshalarını 5 yıl süre ile saklamak ve talep halinde 7 gün içinde ibraz etmek zorunda olduğunu, davacının bu yükümlülüklere uymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasında 25.08.2006 tarihinde pos üye işyeri üyelik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmeye istinaden davalı bankaca davacı üye işyerine pos makinesi bağlandığı, davacı üye işyerinden yapılan alışveriş neticesinde 1.836 TL'lık slip belgesi düzenlendiği, alışverişi yapan kart hamilinin, davacıya ibraz ettiği kredi kartını çıkaran Yapı Kredi Bankası aracılığı ile yapılan alışverişe itirazı üzerine,
Yapı Kredi Bankasının bankalar arası kart merkezi takas sistemi üzerinden itirazı davalı bankaya ilettiği, davalı bankanın, pos üye işyeri davacıdan dava konusu müşteri ıslak imzalı slip belgesini talep ettiği, davacının müşteride kalması gereken imzasız slip belgesini davalı bankaya gönderdiği, davacıdan tekrardan üye işyerlerinde kalıp saklanması gereken imzalı slip belgesinin gönderilmesinin istenildiği, imzalı slip aslının davalı bankaya teslim edilmediği,
davacı üye işyerinin taraflar arasında akdedilen pos üye işyeri sözleşmesinin 12.4/2. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği ve itirazlı işleme ilişkin ıslak imzalı slip belgesini öngörülen süre içinde davalı bankaya teslim etmediği, bunun üzerine kart hamilinin bankasına chargeback edilen (ödenen) 1.836 TL'lık bedelin davacı hesabına borç kaydedilmesinde bir usulsüzlük olmadığı gibi davalı bankaya atfedilecek bir müterafik kusur ve sorumluluk da bulunmadığından, davacının alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3547, K. 2013/18889, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama