KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/3681 E., 2013/18896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/555-2012/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden Mehmet ve Emine' nin oğlu olan diğer müvekkilinin davalıya ait trende yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kaza sonucu iki bacağının kopacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, % 100'e yakın çalışma gücünü kaybettiğini, çocuk yaşta sakat kaldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak,
davacı ... için 34.909,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 996,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 123,10 TL tedavi masrafı, 19.072,56 TL bakıcı masrafı ve 50.00 TL taksi ücreti olmak üzere toplam 55.151,07 TL maddi ve 10.000 TL manevi, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 7.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı zarar görenin tam kusurlu olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar kusura ilişkin bilirkişi raporlarında önceki raporlarda tespit edilen davalı kusur oranında ısrar edilmiş ise de, Yargıtay bozma ilamlarına uyulduğu ve bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı yönünden müktesep hak oluştuğu nazara alınarak, bu konudaki emsal Yargıtay kararlarına göre, davacının hareket halindeki trene binmek isterken söz konusu kazanın oluştuğu dikkate alınarak, olayda davacının % 85, davalının ise % 15 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği,
hesap bilirkişisinden alternatifli olarak alınan 27.11.2012 günlü ek bilirkişi raporunda % 15 kusur oranı üzerinden, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve taşıt gideri olmak üzere, toplam maddi tazminat miktarının 58.193,00 TL olduğunun belirlendiği,
davacı ... yönünden, önceki karardaki maddi tazminat kesinleşmiş olduğuna göre,davacı lehine 55.027,93 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, kusur oranındaki değişiklik nedeni ile davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın yeniden değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.027,93 TL maddi, 4.000 TL manevi olmak üzere toplam 59.027,93 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'na verilmesine,
diğer davacılar Mehmet ve...nun her biri için ayrı ayrı 1.500 TL'den toplam 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı vekili hükme esas alınan 27.11.2012 tarihli ek bilirkişi raporunun bakıcı giderleri işleyecek dönem hesabına ve pasif döneme ilişkin yapılan hesaplamaya itiraz ederek anılan hesaplamalarda hata yapıldığını ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiş olmakla, mahkemece itirazlar doğrultusunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalı vekilinin itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/3681, K. 2013/18896, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama