KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/375 E., 2013/17141 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2011 tarih ve 2011/363-2011/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''AVANTAGE'' ibareli tanınmış markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin “VANTAGE” ibareli marka başvurusuna TPE nezdinde yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusunu yaptığı markanın müvekkiline ait marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2007-M–3917 sayılı kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 01.02.2011 tarih, 2009/7921 E. 2011/1009 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/375, K. 2013/17141, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama