KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/398 E., 2013/18085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2011/527-2012/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı idare arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince tüm edimlerin yerine getirildiğini, ancak davalının 5510 Sayılı Yasanın 81/1-I bendine aykırı biçimde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden işveren hissesinin 5 puanlık kısmına isabet eden tutarın hazinece karşılanacak olmasına rağmen, bu ödemeleri müvekkili şirkete yapmadığını, bu tutarın hakedişlerden usulsüz kesildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.800,00 TL'nin reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.05.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 16.153,04 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kamu ihale genel tebliğinde Hazine tarafından karşılanan prim tutarının idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesileceği hususunun düzenlendiğini, kesinti yapılabilmesi için yüklenicinin prim teşvikinden yararlanmasının zorunlu olduğunu ve davacının da bu teşvikten yararlanmak için talepte bulunduğunu, ihale yapılmadan önce yüklenici teklifini verirken yasal düzenlemeler gereği Hazine tarafından karşılanan prim tutarının hakedişinden kesileceğini bilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin Geçici 1. maddesine göre bu tebliğin yürürlüğe girdiği 25/10/2008 tarihinden önce ihale edilen işlerde o tarihte yürürlükte olan tebliğ hükümlerinin uygulanacağının öngörüldüğü, 01/02/2010 tarihinden dava tarihine kadar toplam 16.153,04 TL kesinti yapıldığı,
dolayı ile haksız yapılan bu kesintinin davacıya iadesi gerektiği, hazinece karşılanan %5'lik kısmın davalı idare tarafından işverenin istihkakından kesilmesi halinde kanun tarafından verilen teşvik ve desteğin davalı idare tarafından geri alınması gibi bir durumun ortaya çıkacağı ve dolayısı ile kanun hükmünde öngörülen ve kanun gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleşmeyeceği ve teşvikin anlamının kalmayacağı, hazine tarafından karşılanan prim miktarının davalı idare tarafından davacının hakedişlerinden kesilmesine ilişkin işlemin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişitir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/398, K. 2013/18085, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama