KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/466 E., 2013/17808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.11.2012 tarih ve 2012/125-2012/1238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka nezdinde açılmış bulunan müvekkili hesabından talebi olmamasına rağmen 15.01.2009 tarihinde ve 12.12.2009 tarihinde ticari ekspertiz ücreti adı altıda toplam 1.906,54 TL paranın çekildiğini, oysa davacı şirketin yeni kredi müracaatı veya eksper incelemesi istemi bulunmadığını, böyle bir paranın kesilmesinin yasal olmadığını ileri sürerek, haksız kesilen ekspertiz ücreti ve müvekkilinin bu miktarın ödenmesi için çektiği noter ihtarname masrafından ibaret toplam 1.986,04 TL'nin temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 25.07.2003 tarihli genel kredi sözleşmesinin 16'ncı maddesinin 1'nci fıkrası, 20'nci maddesinin 1.6'ncı fıkraları gereği davacı yanın tüm masrafları tartışmasız şekilde üstlendiğini, ipotekli taşınmazların küresel kriz nedeniyle değerinin yeniden tespit edilmesi gerektiğini, ekspertiz raporu alınması üzerine taşınmaz üzerinde değerleme yapan firmanın 31.12.2008 tarihli faturası miktarınca davacının hesabından paranın alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre risk oluştuğunda ve teminata esas değerlerde değişiklik hissedildiğinde değerlendirme yapılabileceğinin karara bağlandığı, davalının riske girmesi için davacıya fiilen kredi kullandırması veya kullandırdığı kredi nedeniyle alacağının tehlikede olması veya tehlikeye karşı tesis edilen teminatta eksilmenin hissedilmiş olması gerektiği, tesis edilen ipotek ile riskin 5,17 katı oranında teminat verildiği, 2008 küresel krizinden dolayı ülkemizde gayrimenkul değerlerinde düşme olmadığı,
dava konusu ekpertiz raporunda da gayrimenkul değerinin ipotek değerinden yüksek olduğu gibi değerinin artığının belirlendiği, davalı bankanın ipotek verilen gayrimenkullerin yeniden değerini belirlenmesinin haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulu ile 1.986,05 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/466, K. 2013/17808, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama