KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4798 E., 2013/20748 K.·Asıl Davada Davacı Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Birleşen dava
- İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2007/85 E.
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2008/20-2012/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile ''...'' müstear adını kullanan davalı sanatçı arasında imzalanan 2-3 kasetlik yapımcı-menajerlik karma sözleşmesi gereğince sanatçının tüm sanatsal faaliyetleri üzerinde müvekkili şirketin münhasıran tekel hakkına sahip olmasına rağmen davalının müvekkilinin bilgisi dışında 3. kişilerle yaptığı sözleşmeler ve sanatsal faaliyetler gereğince sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek müvekkiline ödenmesi gereken ücret ve cezai şartın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 80.000 YTL'sinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş,
17.02.2011 tarihli celsede ise taleplerinin sadece cezai şarta ilişkin olduğunu belirtmiş,birleşen dosyayla ilgili olarak, sözleşme dahilinde harcama ve yatırımlar yapıldığını, "Benim Kitabımda İnsan Satılmaz" isimli albümün piyasaya çıkarıldığını, albümde yer alan "Ağrı Dağı" isimli parçanın ilgi görmesi üzerine davacı davranışlarının değiştiğini ve şirketi ciddi şekilde zarara uğrattığını, davacının sözleşmeye aykırı davranan ve ihlal eden taraf olduğunu, 28.4.2005 tarihinde feshedildiği bildirilen sözleşme ile ilgili olarak işbu davanın 2 yıl sonra ikame edildiğini,
bu durumun kasıtlı ve kötüniyetli davrandıklarının göstergesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin sözleşmeli sanatcısı olmadığını, davacının kendi menfaatleri doğrultusunda sözleşmeye eklemeler yapması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, zira 29/03/2005 tarihinde imza altına alınan sözleşmeden bir suretin ısrarla kendilerine verilmediğini, bu nedenle 04/04/2005 tarihli ihtarname ile sözleşmenin bir suretinin kendilerine verilmesini aksi halde sözleşmeyi feshediceklerini ihtar ettiklerini, belirtilen sürede sözleşme suretini vermeyince aynı 28/04/2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini davacı şirkete bildirdiklerini, cezai şartın fahiş olup tek taraflı olduğunu,
savunarak davanın reddini istemiş,birleşen dosyada ise davalı şirketin menajerlik ve albüm yapımı konusunda müvekkilini kendisine bağladığını ancak sözleşme süresince müvekkilinin geçimini ve hayatını idame ettirecek herhangi bir taahhütte bulunmadığını, sözleşmede süre bulunmadığını ve davalının 5 albümü müvekkilinin tüm hayatı boyunca yayma ihtimalınin söz konusu olduğunu, bu nedenlerle 05.05.2005 tarihinde bizzat davalı şirket müdürü tarafından tebellüğ edilen fesih ihtarnamesine karşı bir cevap verilmemiş olup,
feshin zımnen kabul edildiğini ileri sürerek taraflar arasında akdolunan 29.03.2005 tarihli sözleşmenin hükümsüzlüğünün ve fesih edilmiş olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dosya yönünden davacının davalıya ödeme yaptığına dair delil sunamamış olup bilirkişi raporunda da albüm karşılığı herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, dinlenen davacı tanıkları davacının üçüncü şahıslara ait mekanlardaki icraları için davacıya menajerlik ücreti ödemediğini belirtmiş iseler de nerede çalıştığı konusunda somut delil sunulmadığı, davacının davalıya menajer tayin edip menajerlik görevini yaptığına dair delil sunamadığı için menajerlik görevini yerine getirmediği, BK.
81. maddesine göre karşılıklı edimleri ihtiva eden akitlerde kendi edimini ifa etmeyen tarafın karşı tarafın edimini talep hakkının bulunmadığı, dolayısıyla gerek davacının menajerlik görevini ifa etmemesi ve gerekse menajerliğe ilişkin hükümlerin sadece davalıya borç yükleyen, katlanılması hakkaniyete aykırı ağır yükümlülükler getirmesi nedeniyle bu maddelerin BK.19, 20. maddesi gereğince geçersiz olması gerekse iddia edildiği şekilde davacının ciddi iş icra ettiği kanıtlanamadığı gerekçesiyle cezai şarta ilişkin davanın reddine, birleşen dava yönünden;
davacının pek çok hakkının devralınmasına rağmen sözleşme uyarınca sadece bir albüm yayınlanmış olup onun dışında herhangi bir çalışma yapılmadığı gibi bu albümden dolayı davacıya ödenmesi gerekli 11.640 TL royalti bedelinin de ödenmediği, davalı kaset bedelini ödemede temerrüde düştüğü gibi ihtara cevap da vermediğinden davacının BK. 106. maddesine göre akdin feshinde haklı olduğu gerekçesiyle de birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4798, K. 2013/20748, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama