KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4803 E., 2013/20551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2012 tarih ve 2010/88-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Merkezi İsveç'te bulunan müvekkili G-MAN Tools AB şirketinin, G-MAN markasını ticari hayatta fiilen kullanmanın yanında dünyanın farklı ülkelerinde kendi adına tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkil şirketin eski distribütörü olduğunu, davalı ile müvekkil şirket arasında 01.07.2006 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalının G-MAN markasını TPE nezdinde 2004/00447 tescil numarası ile kendi adına haksız olarak tescil ettirdiğini, sözleşmenin devamı esnasında müvekkil şirketin davalının markayı kendi adına tescil ettirmesine rıza göstermediğini ve markayı devretmesi gerektiğini ifade etmişse de,
davalının tescilin bu sözleşmenin 4. Maddesine göre yapıldığını bildirerek bu taleplere olumsuz yanıt verdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin davalı aleyhine markanın devri veya hükümsüzlüğü amacıyla İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2007/252 sayılı davayı açtığını, ancak Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği, bu aşamada markanın devrine ya da hükümsüzlüğüne gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini;
taraflar arasındaki Sözleşmenin 4. Maddesinde Sözleşmenin sona ermesi halinde davalının markayı müvekkili şirkete devredeceğinin ifade edildiğini, sözleşmenin müvekkil şirket tarafından Üsküdar 5. Noterliğinden gönderilen 19 Kasım 2009 tarih ve 40129 sayılı ihtarnameyle feshedildiğini, sözleşmenin feshinden sonra müvekkili şirketin İstanbul 16. Noterliği aracılığıyla 28 Nisan 2010 tarihinde gönderilen 05647 sayılı ihtarname ile sözleşme feshedildiğinden dava konusu markanın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde müvekkil şirkete devrini talep ettiğini, aradan geçen zaman rağmen davalının markayı müvekkil şirkete devretmediğini,
ileri sürerek, TPE nezdinde 2004 00447 tescil numarası ile davalı adına tescilli G-MAN ibareli marka üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, markanın müvekkil şirket adına devrine veya hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dave etmiştir.
Davalı vekili, görevsizlik ve yetkisizlik itirazında bulunmuş, Sözleşmenin 4. maddesine göre tescilin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi olduğu, davalının bu hukuki ilişki çerçevesinde davacının ürünlerinin Türkiye’de satışını gerçekleştirdiği, dava konusu 2004/00447 tescil numaralı markayı bu sözleşme kapsamında tescil ettirdiği, ancak bu sözleşme ile ilgili olarak 19.11.2009 tarihli ihtarname ile davacı tarafından fesih bildiriminin yapıldığı, artık bu tarihten itibaren -sözleşmenin feshinin sözleşmeye uygun olup olmadığından bağımsız olarak- davacının kendi markasının davalı tarafından tesciline rızasının olmadığı,
556 sayılı KHK hükümlerine göre esas marka sahibinin açık izni olmaksızın, onun ticari vekil ya da temsilcileri vasıtasıyla markanın bunlar adına tescil ettirilemeyeceği, tescil ettirilmiş olsa bile bunun kullanımının KHK m. 11 uyarınca marka sahibi tarafından engellenebileceği, markanın devrinin ya da hükümsüzlüğünün KHK m. 17 ve m. 42/1 (b) bendinin atfı dolayısıyla KHK m. 8/II hükümleri gereğince talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE nezdinde 2004/00447 numarası ile tescilli bulunan G-MAN ibareli markanın davalı adına bulunan tescilinin iptali ile karar kesinleştiğinde davacı adına devrine ve tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4803, K. 2013/20551, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama