KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5156 E., 2013/20780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2012 tarih ve 2012/11-2012/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının Bursa Şubesindeki yatırım hesabında bulunan hisse senetlerinin bilgi ve izin dışında satıldığını, bu talimatı kimin verdiğinin ve satıştan elde edilen paraların nerede olduğunun bilinmediğini ileri sürerek 18.980,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin adresi ve yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, 1 yıllık süresinde dava açılmadığından zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı hesabından yapılan işlemlerin vekaleten eşi tarafından gerçekleştirildiğini, eşinin olayı yaptığı iddia edilen ...'nun yakın arkadaşı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmeden kaynaklanan davada 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının hesabında, satışı yapılan hisse senetlerinin ve fon bedellerinin bulunmadığı, bir kısım hisse senedi ve fonun davacı talimatı olmadan satıldığı, hesaba geçmeyen bedellerinin toplam 7.984,51 TL olduğu, davalı bankanın yanında çalışan kişinin verdiği zararlardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.984,51 TL'nin 19/04/2007 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taraf hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı özel ve teknik bilgiyi gerektiren ciddi itirazlar ileri sürdüğüne göre, mahkemece, bu itirazları ve özellikle de bir kısım hisse senetlerinin satışı ile ilgili imzalı ordinolar ile bu satışlardan elde edilen bedelin müşteri veya vekili tarafından çekildiğine dair dekontların bilirkişilere sunulduğu, yine bir kısım hisse senetlerinin satış bedelinin kredi borcuna mahsup edildiği, kalanlar ile fon ve başka hisse senetlerinin alındığı, satıştan elde edilen paraların bir kısmının davacının banka hesaplarına aktarıldığı, bir kısmının davalı şirket nezdindeki hesaptan alındığı,
hisse senedi satışı ile alınan fonların da bilahare çekildiği yönündeki savunmalarını karşılayacak şekilde ek rapor alınıp neticesine göre hüküm oluşturmak gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5156, K. 2013/20780, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama